Sizin ve Evrende ki diğer her şeyin bir frekansı vardır.
Üstelik bu frekans tüm hayatınızı olumlu yada olumsuz şekilde etkilemektedir.
Frekansınızı yükselterek hayatınızı daha güzel bir hale getirmek isterseniz videoyu sonuna kadar izlemenizi öneririm.

Bir dalganın sabit bir yerde belirli bir sürede tekrarlanma sıklığına frekans denir. Birimi Hertz(Hz)’tir. Bu gönderide Amerikalı bilim insanı Dr. David Hawkins’in frekanslar üzerine yaptığı araştırmalar ve çıkarttığı sonuçlarla ilgili bazı bilgiler paylaşacağım. Kült TV’ye abone olarak araştıran insanlar topluluğunda ki yerinizi aldıysanız videoya başlayalım…

Her şeyin bir frekansı vardır. Çünkü her şey titreşmektedir. Her hastalığın, hücrenin, virüsün, bakterinin, duyguların, düşüncelerin, arzuların, bireysel bilincin, toplumun yani somut veya soyut her şeyin belirli bir frekansı vardır. Hawkins’in yapmış olduğu bilinç haritasına bakalım:

Kritik seviyenin 200-cesaret olduğunu; altında kalan duygu ve düşüncelerin, durumların kişiyi ve çevresini zayıflatıp aşağı çektiğini ortaya koymuştur. Hawkins, insanlığın %85’inin 200’ün altında titreştiğini söylemektedir.

Hawkins’in yaptığı deneylere göre yüksek frekanslı duygu ve düşünceler, düşük frekanslı duygu ve düşüncelerden çok daha güçlü ve etkilidir. Ayrıca, yüksek frekanslı bir bilincin çok daha fazla sayıdaki düşük frekanslı bilinçleri dengelediği, etkilediği klinik olarak kanıtlamıştır. Tablo şöyledir:

300 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 90.000 kişiyi,

400 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 400.000 kişiyi,

500 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 750.000kişiyi,

600 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 10 milyon kişiyi,

700 seviyesindeki bir kişi ise 200’ün altındaki 70 milyon kişiyi dengelediği ortaya koyulmuştur.

Hawkins’in yazmış olduğu Power vs Force – An Anatomy ofConsciousness ( Güç Kuvvete Karşı – Bilincin Anatomisi ) adlı kitabında bu bilgiler detaylı olarak verilmiştir, okuyabilirsiniz.

Frekans Yükseltmek

Her şeyin enerji, frekans olduğundan bahsetmiştik. Bedenimizin de doğal bir frekansı vardır. Ve her hücreyi kendi doğal frekansına uyumlamak bedeni sağlıklı kılar. Bedenimizin frekansıyla çatışan, onu bloke eden dalga boyları, düşük frekanslar ise hastalığa hatta ölüme sebep olabilir.

(Kaynak : Power vs Force – An Anato my of Consciousness || Dr. David Hawkins)

Bruce Tainio ve Gary Young isimli iki bilim insanı gıdaların, insanların biyo- frekanslarını ölçebilen bir alet icat ederek hastalıklarla frekanslar arasındaki bağlantıyı kurmayı başarabilmişlerdir. Ve ayrıca Dr. Royal Rife frekans jeneratörü adında bir alet icat ededek tüm hastalıkların kendine has frekansı olduğunu ispat etmiştir. Ölçümlere göre:

Sağlıklı insan beyni: 71-90 MHz

Sağlıklı insan bedeni: 62-68 MHz

Üşütünce: 58 MHz

Mantar enfeksiyonu: 55 MHz

Kanser: 42 MHz

Ölüm döşeği: 25 MHz

İşlenmiş market gıdası:  0 MHz

Taze ürün: 10-15 MHz

Kurutulmuş bitkisel gıda: 12-22 MHz

Taze bitkiler: 20-27 MHz

Tedavi edici esanslar/bitkisel yağlar: 52-320 MHz

Vücudumuzda enerji ve frekans artışı doğru orantılıdır. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, frekansınızı yükseltmeniz için benim şahsi fikrime göre en iyi yöntem bilgi edinmektir. Özellikle spiritüel bilgiler, öğretiler. Her şeyde olduğu gibi bilgilerin de frekansları vardır ve siz araştırma yaptıkça, bilgiler edinip bunları algılayıp kavradıkça bakış açınız da değişecektir ve kendinizi geliştirmiş olacaksınız. Bilgiler edindikçe farkındalığınız artacaktır. Zaten her şey ilk önce “fark etmekle” başlamaz mı? Bilinç haritasında düşük frekanslara sahip duygu/ düşünceler yazmaktaydı. Frekansınızı yüksek tutabilmek için oradaki düşük titreşimli duygu/ düşüncelerden uzak kalıp yüksek titreşimli olanlarına kendinizi odaklayın. Örneğin kin, nefret, öfke gibi duygular yerine huzur, neşe, sevgi gibi hislere bırakın kendinizi. Enerji ve frekans doğru orantılı demiştim. Enerjinizi yükseltmek için başka yöntemlere gelelim. İbadet etmek, Meditasyon, yoga, tai chi ve Qi gong gibi uygulamalar yapmak enerjinizi yükseltir. Beslenme şekliniz de frekansınızı etkilemektedir. Fakat benim size beslenmenizle ilgili “şunları yiyin, bunlardan uzak durun” gibi şeyler söylemem doğru olmaz. Beslenmenin frekansınızı etkilediğini biliyorsunuz artık, araşırma yaparak ve kendinize göre bu konuda bir yol izleyebilirsiniz. Seslerin gücünden de yararlanabilirsiniz frekansınızı yüksek tutmak için. Bazı özel frekanslar vardır. Binaural Beats ismiyle de bilinir. Beynin rahatlama, odaklanma, uyku anında yaydığı titreşimlere denk geliyor. Bu frekansları dinledikçe -kulaklıkla dinlemeniz tavsiye edilir- beyin o anki yaydığı dalga boyundan, titreşimden dinlediğinizinkine uyumlanıyor. Ayrıca, dinlediğiniz şarkıların da düşük- yüksek titreşimli olanları vardır. Örneğin dubstep, klasik müzikler, söz içermeyen şarkılar diğerlerine kıyasla daha yüksek frekanslıdır.

Duyduğunuz çoğu müzik, Uluslararası Standartlar Örgütü tarafından 1953 yılında alınan karar gereği A (la notası) = 440 Hz frekansına sabitlenmiştir. Ancak gezegenimizin titreşimsel doğasına bakıldığında bu frekansın doğal rezonansla uyum göstermediği görülmektedir. Bu sebeple standart hâline gelmiş bu frekansın insan bilinci ve davranışı üzerinde negatif etkiler yaratabileceği düşünülmektedir. Hatta bazı araştırmacılar daha ileri giderek bu standardın bilinçli olarak oluşturulduğunu iddia etmektedir.

Hatta bazı araştırmacılar daha ileri giderek bu standardın bilinçli olarak oluşturulduğunu iddia etmektedir.Bu teorisyenlere göre 440 Hz frekansı, Naziler tarafından insanda korku ve agresyon duygularını en çok tetikleyen frekanslar üzerine bir dizi bilimsel çalışma yapıldıktan sonra standart hâline getirilmiştir. Bu komplo teorisinin gerçek olup olmadığını bilmiyoruz ancak yapılan bazı çalışmalar bu standardın A=432 Hz olarak değiştirilmesinin getireceği faydalardan ciddi şekilde bahsetmektedir.Frekansların duygu ve düşüncelerimizi etkilediği bilimsel olarak ispatlanmış bir gerçek. Internette dolanan binlerce bilinçi altı temizlik müziği tarzı frekans odaklı çalışmalar hali hazırda var. Ancak bunların çoğu pekte aydınlık olmayan yerlere hizmet atıyor. Pek nadirleri düzenli olarak dinlendiğinde ciddi anlamda sizlere bir şeyler katıyor.

Hastalık durumunun düşük frekans içerdiğini söylemiştim. Şifa çalışmaları da aslında frekans yükseltmek için güzel yöntemdir bu noktada. Birçok çeşidir vardır şifa enerjilerinin. Spiritüel şifa, reiki şifa, inanç şifası, tutum şifası, uzaktan şifa, manyetik şifa, melek şifası, doğal şifa vb. Tüm bu şifa türleri düşük frekansı yükseltir. Enerjinizi arttırmak için yapacağınız şifa, meditasyon vb çalışmalarda bitkisel yağlardan yararlanabilirsiniz. Güçlü kokular arasında, yüksek frekanslı olarak en bilindiklerinden birisi gül yağıdır. Bunu duymuşsunuzdur diye tahmin ediyorum. Şimdi bitkilerin frekansları ile ilgili küçük bir tabloya bakalım:

Gül: 320 MHz

Altın Otu: 181 MHz

Günlük/Buhur: 147 MHz

Lavanta: 118 MHz

Solucan otu: 105 MHz

Sarı papatya: 105 MHz

Melisa: 102 MHz

Ardıç: 98 MHz

Turunçgiller: 91 MHz

Melek otu: 85 MHz

Nane: 78 MHz

Fesleğen: 52 MHz

Ben burada frekansınızı etkileyen ve onu yüksek tutabilmek için başlıca birkaç konuya değinebildim, günlük hayatımızda pek çok şey frekansımızı etkiliyor aslında. Ağzımızdan çıkan cümlelere, kelimelere kadar… Bu konu gerçekten bir videoda anlatılabilecek, anlaşılabilecek bir konu değil. Bu konuda daha fazla, detaylı bilgiler edinmek ara ara instagramda canlı yayınlar yapıyorum. Instagramdan arkadaşım olarak yayınları izleyebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

*