Uzaylı Ses Kaydı: Vatikanın Antik Mısır Araştırması

3461

Ra, Mısır mitolojisinde güneş tanrısıdır. Kutsal merkezi Heliopolis’dir. Genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır. Eski tanrı Atum’la bir tutularak; IV. sülale döneminde devlet tanrısı olmuştur.

hieroglyphs_ani-papyrus

Kefren’den başlayarak firavunlar, onun soyundan geldiklerini ilan etmişlerdir. Ra daha sonra Osiris firavun ilan edilmiştir. Osiris’ten sonra ise Set Osirisi öldürerek başa geçmiştir. Güneş Ra’nın sembolüdür; tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder. Ra’nın sembolleri güneş sembolleridir, Phoenix’e benzer bir özelliği vardır; her sabah ateşlerin içinden tekrar doğar. E.A. Wallis Budge’a göre; Ra Mısır’ın tek tanrısı (monteizm) idi. Diğer tüm tanrılar ve tanrıçalar; Ra’nın parçalarını oluşturuyordu.

RA (MÖ 2400); ulusal bir tanrılığa ulaştı, ve daha sonra Amun ile birleşip Amun-Ra’yı oluşturdu. Ra diğer tanrılardan daha köklü bir yapıya sahip olduğundan çoğu olaylarda diğer tanrılara emir verdiği ve yönetici olduğu vurgulanmaktadır. Amun-Ra en güçlü tanrıydı ve Mısır’ı birteokrasi’ye çevirdi. Sonraki zamanlarda; yeryüzü tanrısı Atum Güneş’i batıran tanrı olduğuna inanıldığı için; Ra’nın güneş battıktan sonraki haliydi. Khepri; güneşi gökyüzünde hareket ettiren tanrı; zamanla Ra’nın bir parçası oldu; Ra’yı doğan güneş kıldı.

5
Amon-Ra’nın kimliği Yunan ve Roma Mitolojilerinde Jupiter ile birleşmiş; Zeus’un şehri Diospolis; Thebes’a adanmıştı. MÖ 14’üncü yüzyıla kadar aynı şekilde varolan Ra;Akhenaten zamanında Aten tek tanrısına inanılışa geçtiğinde tek tanrılığını yitirdi. Dünyanın en büyük bilgi kaynaklarından bir tanesi şüphe götürmez şekilde Vatikan’ın kütüphanesidir. 1988 Yılında araştırmacı piskopos Alessio Bappiste arşivlerde; Antik Mısır Rahiplerinin Güneş Tanrısı RA ile iletişim kurmak için yaptıkları ayininin detaylı tarifini bulmuş, bunun üzerine nüfusunu kullanarak papa 2. Paulus ile bir görüşme ayarlamış ve yanına birkaç uzman alarak Mısır’a bir keşif gezisi düzenlemek için gerekli izinleri almıştır. Kısa bir Hazırlığın ardından yola koyulan Psikopos ve ekibi Mısır’a ulaştıktan sonra Kahire Üniversitesinden yerel yetkililer ile iletişime geçerek bilgi toplamaya başlamışlar.

Ellerindeki bilgilere göre Ayinler Heliopoliste Bulunan kutsal RA tapınağında özel bir sunakta gerçekleştiriliyordu. Ancak şu ana kadar bu sunak keşif edilememişti. Tapınakta araştırma yapmak üzere Mısır hükümetinden izin alındı daha sonra. Kahire üniversitesinden bazı uzmanlarda ekibe dahil edilerek tapınak araştırılmaya başlandı. Yürütülen hummalı çalışmalar sonucunda kızıl ötesi sonarların da yardımıyla daha önce keşfedilmemiş gizli ayin odasını keşfettiler. Odanın kapısında hiyeloglif harflerle RA’nın yolculuğu hakkında bilgiler yer alıyordu. Yazının tercümesi şu şekildedir;

“Ra, her gece Duat’a geçmek için; bir saltanat kayığı ile yolculuğa çıkar Sabahları, Atet; öğleden sonraları da, Sektet ona eşlik eder. Maat, kaos antitezi; kayığın gideceği yolu belirler Ay’ın sembolü Thoth ona eşlik eder; Horus’un yanında geceleri beklerdi. Bir çok diğer tanrı, bu kayıkla beraber RA’ya eşlik etmiştir. Mehen’in yardımcılığında. sen Meheni bilirmisin? Onun gözleri ateş pençeleri çeliktir. Mehenin işi kayığı; karanlık canavarlardan korumaktır.”

4
Sunak odasının içerisinde Altından ve değerli taşlardan oluşan ayinlerde kullanılan 30 tane civarı antik değerli eşya buldular. Bunlar günümüz de Mısır müzesin de sergilenmektedir. Piskopos Alessio Vatikan’a gelişmeleri bildiren bir mektup yazarak Antik ayini gerçekleştirmek için izin istedi. Oldukça uzun bir süre geçtikten sonra. Vatikan’da ki diğer piskoposlar ve papa 2. Paulus duruma şüpheli yaklaşıyordu. Bu yüzden ayinin yapılmasına kayda alınması koşuluyla izin verdiler. Ayin ritüeli hakkında çok az bilgi mevcuttur bu bilgilerse kısaca şöyledir. Sunak odasında üzeri güneş tanrısı RA’nın sembolleriyle işli taştan iki halka bulunur. Bu halkaların yanlarındaki duvarlara üzerine ne yazdığını bilmediğimiz iletken bakır levhalar asılır. Ayini gerçekleştirecek olan rahip kel başına iletken altın veya bakır başlık giyerek bu çemberlerden bir tanesinin ortasında durur. Antik Mısır da Rahiplerin saç uzatmasının yasak olmasının sebebi iletken başlıkları verimli şekilde kullanabilmeleri olduğu düşünülmektedir.

Tapınakta bulunan Bir başka hiyeroglif yazısında RA’nın saçı olan rahiplerle görüşmeyeceği bildirilmektedir. Konumuza dönecek olursak gerekli hazırlıkların ardından piskopos ayine başlar ve RA’nın diğer çembere geldiğini ve onunla konuştuğunu iddia eder. İşin garip yanı 2 ayrı saygın labaratuardan montaj olmadığına dair alınmış raporlarla ayine ait ses kayıtları da son derece çarpıcıdır. Aşağıda dinleyeceğiniz ses kaydı orijinal kayıtlardan alınmış kısa bir bölümdür.


Piskopos Alessio Roma’ya döndükten kısa bir süre sonra 1989 yılında evinde ölü olarak bulunmuş tüm notları çalınmıştır. Olay Polis raporlarına hırsızlık amacı ile cinayet olarak geçmiştir. 
Ancak psikoposun kardeşinin elinde bazı notlar bulunmaktadır ve olayları o nakletmiştir. Piskopos ile RA Latince’nin eski bir lehçesinde konuşmuştur. Ra’nın psikoposa aktardığı bilgiler daha doğru bir anlatımla Ra kendi anlattığı dizgeye göre 6. yoğunluk derecesinin sonlarındaki gelişmişlik seviyesinde bir varlık. Hatta bir varlık değil, bir ‘varlıklar topluluğu’, kendi deyimiyle ‘toplumsal bellek bileşimi’. Aynı amaç ve niyette oldukları için bellek/deneyim bankalarını birleştirmiş bir grup varlıktır. bu varlıklar Aldebaran güneş sisteminde yaşamaktadır.

Daha önce birkaç kez Mısır’a yardım amacıyla gelmiş ancak çabaları saptırıldığı için geri çekilmiştir. Ra birin yasaları adına yardıma geldiğini söylemiş birin yasaları nedir diye sorulunca da; Ra tüm varoluşta sadece tek bir yasa olduğunu söylüyor; bu da “Bir’in Yasası” Bu yasa basitçe şöyle; “Her şey birdir” Diğer tüm yasalar, yasa gibi görünenler aslında bu yasadan birer sapma. Örneğin özgür irade yasası, BİR’in yasasının birinci sapması. Sevgi ikinci sapması ve ışık da üçüncü sapması. Çünkü asıl yasa tek bir şeye/ tek bir varlığa/ tek bir kimliğe izin veriyor. Yani Bir’in yasasına göre aslında çokluk/sonluluğun kendisi sapma.

3
Zaten bir kavramının kökeni sonsuza dayanıyor. Sonsuz olan sınırsız olduğu için tek ve başka da bir şey yok. Aslında evren/varlık/olay/kavram/duygu/düşünce diye ayrımsadığımız ve farklı farklı şeyler olarak gördüğümüz şeyler aynı/tek/bir sonsuzluğun sonlu yüzleri sadece. Diye cevap vermiştir Daha sonradan gelişmek için iki yol olduğunu öğreniyoruz; ‘pozitif-Başkalarına hizmet’ ve ‘negatif-Kendine hizmet’ yolları. Ra’da pozitif olduğu için bu bilgileri bize/gelişimimize hizmet etmek amacıyla getirdiğini anlıyoruz. Yani bize hizmet etmek Ra’nın da kendi yolunda ilerlemesine vesile oluyor.

Piskoposun kardeşinin sağladığı notlarla Medyum Carla Rockert ve Don Elkeans aynı metodları kullanarak varlıkla tekrar iletişime geçmişlerdir. Elen MC Carty tarafından ilki 1990 yılında yayınlanan toplam 4 ciltlik RA Bilgileri isimli kitap bu araştırmaların derlemesi olarak kaleme alınmıştır. İlerleyen yıllarda Don Elkeans’ın yaptığı son seansta RA ile geçmiş ve mısırdaki teknoloji hakkına konuşmuştur.

1
Bu konuşma da geçen olaylarsa arkeolojik bulgularla da desteklenmektedir. Ra’nın anlatımı ile Antik Mısır başta tamamen dinsizdir. Bu dönemler de mısır ileri bir medeniyet olan Atlantis’in sömürgesidir. Atlantis’in batışı ile kıtadan ayrılan 12 rahip Mısır’a gelmiş ve onlara Ra ile iletişim kurmayı ve bazı teknolojik- Matematiksel formülleri vermiştir ki Bunlar piramitlerin yapımından yüzlerce yıl öncedir. Bu şekilde Mısır da elektrik üretilmeye başlamış ve konvansiyonel tesisler kurularak Mısır bir anda zenginleşmeye başlamıştır. Fakat Ruhban sınıfının yönetim üzerinde ki etkisi Firavunları rahatsız etmiş ve çıkartılan bir kanunla Rahipler sürgün edilmiştir.

Mısır’dan sürgün edilen bu rahipler Güney Amerika’ya geçerek Mayalar ile etkileşime girmiştir. Yine aynı şekilde bu olayların da Maya piramitlerinin yapılmasın dan ve Maya uygarlığının kalkınmasından kısa bir süre önce yaşanmış olması son derece dikkat çekicidir. Dünyanın iki ayrı ucunda aşağı yukarı aynı tarihler de aynı matematik ve inşaat formülleri ile vücuda getirilmiş piramitler ve diğer yapılar o dönemin iletişim ve teknolojik durumu göze alındığında şaşırtıcı derece takdire şayandır. Bilindiği üzere Mayaların da en büyük tanrısı güneş tanrısıydı ve ona Hunab Ku ismini vermişlerdi Ayrıca Maya Rahipleri de aynı mısır rahiplerininkine benzer bir ritüel yaparak transa girerek tanrıları ile konuştuklarını yazıtların da sık sık belirtmektedir. İki medeniyet arasındaki sosyolojik, teolojik ve teknolojik benzerlikler kripto arkeoloji biliminin kurulmasın da öncü rol oynamıştır.

2
Norveçli kaşif ve antropolojist Thor Heyerdahl; Ra ve Ra II isimli Antik Mısır tekniklerini kullanarak iki saltanat kayığı yaptı; eski Mısırlılar’ın Amerika’ya gidebileceğini ispatladı. 17 Mayıs 1970 tarihinde; Heyerdahl Fas’dan yola çıkarak; Atlantik Okyanusu’nu geçti ve Orta Amerika’ya vardı.

banner