Bazı insanlar var ki normal bir insanın fiziksel olarak yapması imkansız olan eylemleri zorlanmadan yapabiliyorlar.

Buz Adam
Hollanda’da yaşayan Wim Hof buz adam olarak biliniyor. Buzun altında yüzebiliyor ve buz dolu bir varilin içinde saatlerce kalabiliyor. Blanc dağına bile çok kısa bir sürede kısa kollu ile tırmanan 48 yaşında ki buz adam bu konuda dünya rekorunuda elinde bulunduruyor. Wim Hof’un gardolabın da hiç kışlık kıyafet yok yılın her mevsimi t-shirt, şort ve terlikle geziyor. Vücudunda yapılan tıbbi incelemelerde buz adamın vücut hücrelerinin bir şekilde soğukta daha iyi çalıştıkları anlaşılmış. Ancak buna neyin sebep olduğu bilinmiyor.

Bay Beyin

Daniel Tammet aslında otistik fakat en zor matematiksel işlemleri bile ışık hızıyla yapabiliyor. 10 bine kadar olan sayıları özel bir algılama kabiliyetiyle algılayan bu biyonik adam yüksek bir işlem yeteneğine sahip. Aynı zamanda dil yetenekleri de bulunan Bay beyin 12 dil biliyor. Her han gibi bir dili ana dili gibi öğrenebilmesi için ihtiyacı olan süre 1 hafta Daniel Tammet’in beyin aktivasyonu ölçüldüğünde normal insanlardan çok daha az olduğu ancak eline bir matematik işlemi veya dil kitabı verildiğinde beyinsel aktivitelerin bir anda normal bir insanınkinden 11 kat daha fazla arttığı görüldü.

Unutmayan Kadın

Nörobiyoloji uzmanı Jim McGaugh altı sene evvel ilginç bir vakayla karşılaştı. 40 Yaşında evli bir kadın “yaşadığım hiçbir şeyi unutmuyorum.” İddiasıyla uzmana başvurdu. Yapılan kapsamlı incelemeler sonucunda kadının gerçektende hiçbir şeyi unutmadığı ortaya çıktı. Kadının son 25 yılı üzerine araştırma yürüten doktorlar en ince detayları bile hatırladığını ortaya çıkarttılar. Ancak bu detaylar öylesine ufak ki bakarak bile hatırlamak mümkün değil AJ kod adı verilen kadın 25 sene evvel bir Pazar yerinde gördüğü tezgahın üzerinde ki bilekliklerin şekillerini sayılarını hatta dizilişlerini, karşı büfe’nin menüsünü, bir başka mağazada satılan ürünlerini ve bu ürünlerin bedenlerini dahi hatırlıyor.

Budist Rahipler
Uzmanlar son 20 senedir Budist rahiplerin özellikleri üzerinde çalışıyor. Özel bir teknik kullanan bu rahipler turn-mo adı verilen meditasyon biçimiyle metabolizma hızlarını %64 oranında düşürebiliyor. En çetin kış şartlarında -25 derecelerde dahi dışarıdan hiçbir yardım almadan vücut ısılarını 17 derece arttırabiliyorlar. Bu teknikte daha da ustalaşan kimi rahiplerse karşısında ki kişinin zihnini okuyabiliyor, birkaç km ötede iki kişi arasında geçen konuşmaları duyabiliyorlar.

Acı Hissetmeyen Adam
Tim Cridland isimli bu adam acı hissetmiyor. Kendisini kılıçla kesen Cridland bu acıyı hiçbir şekilde hissetmiyor. Doğuştan bir mutasyona sahip olan Cridland’ın beyne giden acı resptörleri yok. Daha evvel Bademcik, Apandist gibi pek çok ameliyat geçiren adam bu ameliyatların hiç birinde uyuşturulmadı ve ameliyatlarını izledi.

Herşeyi Yiyen Adam
Cam, metal ve toksit maddeleri bile yiyebiliyor Michel Lotito isimli 58 yaşında ki adamın miğdesi normalden 2 kat daha kalın. Lotito gençliğinde halkın kalabalık olduğu yerlerde metal ve cam yeme gösterileri yaparak bir süre geçinmiş. Bir günde 6.5 Kg metal ve 5.2 kg cam yiyerek dünya rekorlar kitabına girmiş.

Hiç Büyümeyen Kız
Amerika birleşik devletlerin de yaşayan Brooke Greenberg 76 Cm boyunda ve 13 kilo. Bir oyuncak bebeğe benzeyen küçük kız sizi şaşırtmasın çünkü kendisi tam 16 yaşında. Brooke’un dört yaşından beri sadece saçları ve tırnakları uzuyor. Onun için zaman adeta donmuş durumda. Büyüme hormonu kesinlikle etki etmiyor. Bilim adamları uzun süredir bu nadir görünen hastalığa çare bulmaya çalışıyor. Ailesi ise Brooke’u artık bu şekilde kabul etmiş durumda.

Kriko
45 Yaşında ki Edward Moss’un lakabı kriko. Bir süpermarket zincirinin deposunda çalışan moss 1 tonluk yük paletlerini bile elleriyle kaldırarak herkesi şaşkına çeviriyor. Bu özelliğini ise ilk olarak 5 yaşındayken Annesi fark etmiş. Moss 5 yaşındayken dolapta ki şekelemelere ulaşamayınca buzdolabını havaya kaldırmış. Rekoru ise 2400 kgs lik bir kamyoneti tamamen havaya kaldırmak.

Masutatsu Oyama
27 Temmuz 1923 de bugünkü Güney Kore’nin Gunsan eyaleti yakınlarında bulunan bir köyde doğdu. 1947’de İlk Japon Ulusal Savaş Sanatları Turnuvasında karate dalında şampiyon oldu. 1950’de karatesini test etmek için boğalarla karşılaşmaya başladı. İlk karşılaştığı 3 boğayı çıplak elleriyle öldürdü bu durum zamanla onun hobisi halini aldı. Toplam 52 boğa ile karşılaşma yaptı. Pek çoğunu öldürdü yada boynuzlarını kırarak kavgayı sonlandırdı. 1952’de Amerika Birleşik Devletlerin’e giderek karatesini ulusal televizyonda tanıttı. 270 farklı insanla dövüş yaptı. Bunların 221 tanesinde rakiplerini tek yumrukta nakavt etmesiyle sonuçlandırdı. En uzun karşılaşması üç dakika sürdü. Yapılan ölçümlerde Oyama’nın yumruğunda ki gücün 240 Kilo olduğu görüldü normal bir insanda bu güç 20 – 30 kilo arasındaydı.

Isao Machii
Normal insanların kat be kat ötesinde bir el göz hakimiyetine sahip olan machii, kılıcını büyük bir maharetle kullanmakta ve kendisine fırlatılan her cismi kılıcıyla dilimlemeyi başarmaktadır. Bu durumu o kadar ileri boyutlara taşımıştır ki özel bir makine ile kendisine saatte 700 KM hızla fırlatılan tenis toplarını havada dilimlemeyi başarmıştır. Machii bir röpörtajında gözlerini kullanmadığını fırlatılan nesnelerin kat ettikleri yolu hayalinde canlandırdığını söylemiştir. 

Dünyada normal insanların hayal dahi edemeyeceği güçlere sahip pek çok insan var. Günümüzdeyse bilim kendi süper insanını yaratmak için harekete geçmiş durumda. Dünyanın en büyük uluslararası biyolojik araştırması olma özelliğiyle çeyrek asırı deviren İnsan Genomu Projesi, tarihi bir gelişmenin arifesinde. Farklı ülkelerden 150 bilim insanının mayıs başında Harvard Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği “Sentetik insan geni” hakkındaki gizli toplantının ilk notları Science dergisinde yayınlandı. Buna göre bilim dünyası, DNA’yı oluşturan dört bazı temsil eden A, C, G ve T harflerinin değiştirilerek sentetik bir gen oluşturulabileceğini tartışıyor. Teklif edilen projeye göre laboratuar ortamında üretilen 3 milyar harf daha DNA’ya eklenebilir. Uzmanlara göre bu gelişmeyle kansere dayanıklı hücreler üretilebilir veya nakil edilebilecek organlar yapılabilir. Hatta insana süper zeki, süper becerikli ya da süper güzel özelliği verecek DNA kodlarının embriyoya yerleştirilmesiyle “Süper insan” yaratılabilir. Ancak bu yeniliklerin beraberinde farklı sorunlar getirmesi riski var. Kansere çare bulunsa bile gen değişikliğiyle birlikte daha önce adı hiç duyulmamış hastalıklar ortaya çıkabilir.

“Süper insan” yaratma endişesi insanlar arası ayrımcılığı artırabilir. Maddi olarak herkes tarafından karşılanamayacak bu teknolojiyle toplumun bir kesimi sağlıklı ve güçlü çocuk sahibi olurken diğer kısım ikinci sınıf vatandaş muamelesi görebilir. “Sentetik insan” fikrine karşı çıkanların sayısı da oldukça fazla. Dini otoriteler sıfırdan insan yaratılması fikrine kesinlikle karşı olduğunu belirtirken kimi çevreler de bu alanda yapılan çalışmaların, daha önce nükleer teknolojide olduğu gibi önü alınamayacak sonuçlar doğurabileceğini, biyolojik savaşları başlatabileceğini savunuyor. Projenin destekçilerinden Imperial Collage Profesörü Tom Ellis, Harvard Üniversitesi’ndeki toplantının hemen hemen hepsinde yasal ve etik koşulların tartışıldığını söyleyerek “Kimin geni kullanılacak?” “Projede kimin çalışmasına izin verilecek?”, “Kontroller nasıl sağlanacak?” gibi sorulara cevap aradıklarını belirtti. Ellis’e göre projenin mevcut teknolojiyle kısa sürede bitirilmesine imkân yok. Projeye 15 yıl gibi bir süre veren Ellis, projenin başarılı olması durumunda uygulama için 20 yıla daha ihtiyaçları olabileceğini ifade etti. 100 milyon dolar bütçe ayrılan projenin finansmanı için özel ve kamu sektörleri ile hayır kuruluşlarından kaynak talep edilecek. ABD’li ünlü biyolog Craig Venter ve ekibi bu yılın başında 500 bin DNA harfine sahip sentetik bir bakteri ürettiklerini açıklamıştı.

CEVAP VER

*