Geçtiğimiz günlerde instagram üzerinden girlofevil yani şeytanın kızı takma adını kullanan bir satanist bana ulaşarak beni ritüellerine davet etti. Ancak ortaya mabetlerine gözlerim bağlı gitmem gibi bir takım kurallar koydu. Bunu kabul ettim. Ritüeller de neler yaptıklarını tüm samimiyetiyle anlattı. Bunun üzerine bende konuyu kapsamlı şekilde araştırarak kendisine ritüeller ve yaşadıkları hakkında bazı sorular yönelttim.

Satanizm Türkiye’de ilk olarak 90 larda Satanist olduklarını iddia edilen bazı genç kişilerin aralarından bir kurban seçip öldürmesiyle gündeme geldi. Tarihler 2002 senesini gösterdiğinde Üsküdar Amerikan Lisesi Öğrencisi Lara Falay boğaz köprüsünden atlayarak hayatına son vermesiyle konu bir kere daha ayyuka çıktı. Ne yazık ki bu konu hakkında ön yargılardan başka bir bilgi kimsede yok. İşin ilginç kısmı satanizm Türkiye’de düşünüldüğünden daha yaygın ve ne kedi kesiyorlar nede toplu kurban törenleri yapıyorlar. Satanizmi gerçek manasıyla anlayabilmemiz için öncelikle satanizmde ki şeytan tanımını iyice kavramamız gereklidir. Semavi dinlerdeki kötücül varlık, insanların düşmanı, karanlığın ve kötülüğün temsilcisi ya da düşmüş melek midir? Hayır, satanizm inancında Şeytan bunların hiçbiri değildir. O; bilgeliğin, ışığın, bilimin, sanatın, ilerleyişin, zevkin, özgürlüğün sembolüdür. Sümer mitolojisinde geçen Dünya’nın yöneticisi ve efendisi Enki(Ea), Melek Taus, Lucifer’dır. Ve farklı mitolojilerde, coğrafyalarda farklı isimlerle anılmıştır. Şeytan gerçekten kötülüğün, karanlığın sembolü müdür? Satanistler gerçekte neye inanmakta, neler yapmaktadır? Günümüzde sosyal medyanın abartılı yazıları ve satanizmde farklı inanış ve anlayış besleyenler tarafından satanizm hakkında, ön yargılar oluşmuştur. Satanizmin günümüzde pek çok farklı anlayışı bulunmaktadır. Bunlar İslamda’ki mezhepler gibidir, Satanizm’de de kendi içinde farklı ekoller, anlayışlar vardır. Satanizm başlıca iki kola ayrılır teistik satanizm ve ateistik satanizm.  Ateistik satanistler şeytanı varlık olarak değil, sembolik olarak kabul ederler. Metafiziksel inanışları yoktur, reddederler. Anton Szandor LaVey ateistik satanizmin ve COS’un(Church Of Satan/ Şeytan Kilisesi) kurucusudur. Teistik satanizmde ise Şeytan ve diğer tanrıları da kabul ederler. Pek çok ekolleri ve farklı inanışları vardır. Ama bu çok tanrılılıkta tanrılar mutlak yaratıcı/kaynak anlamında değil güçlü/üstün varlıklar, insanın yaratıcısı olarak geçer ama evrenin yaratıcıları olarak geçmezler. Satanistler aslında Şeytan’ı Allah’ın yarattığına, onun kötücül bir varlık olduğuna, yaratıldığına gibi konulara katılmazlar inanmazlar. Semavi dinlerde anlatılan Şeytan kavramı değildir onların inandığı tanrı. Onlar Şeytan’ı bilimin, ışığın, özgürlüğün, sanatın, zevkin tanrısı olarak görür. Evet, çok tanrılı bir inanç mevcut. Fakat buradaki “tanrı” kavramı evrenin yaratıcısı, mutlak yaratıcı, baş kaynak gibi anlamlarda değil; güçlü/insanlara kıyasla daha üstün, yüksek boyutlarda titreşen, insanların yaratımında emeği olan varlıklar olarak kabul görür. Ve burada bahsedilen tanrıların güçleri sınırlıdır, Allah da Şeytan da bu tanrılardandır satanist inanışa göre.

İşte satanistler bu tanrılardan Şeytan’ı rehber ve ana tanrı olarak görürler. Allah’ın gerilikçi, asıl kötü tanrı olduğu düşünceleri de vardır. Cihat anlayışı, kurban bayramları, buna örnek gösterilir.

Satanizmde aslen kurban verme, kedi kesme gibi şeyler yoktur. Şeytan kendine inananlardan ve onun yolunu takip edenlerden kendisine kurban vermelerini değil; araştırıp sorgulamalarını, bilgi edinmelerini, kişinin kendisini geliştirebildiği kadar geliştirmesini zevk-i sefa yaşamasını ve nefsini tamamen serbest bırakmasını ister. Ayrıca ruh satmak diye bir şeyinde satanist inançta yeri yoktur. Sadece ona ciddiyetinizi gösterdiğiniz bağlılık yemini ettiğiniz bir ritüel vardır. İsmi inisiye ritüelidir. Birde genellikle Ayın 13 ünde düzenlenen ve satanist rahipler tarafından düzenlenen sıradan insanlarca sapkın olarak nitelendirilebilecek ritüeller yapılmaktadır. Bu ritüellerin temelinde yatan ana fikir ise nefsi serbest bırakmaktır. Şeytan’ı semavi dinlerdeki gibi kabul eden yani onu Allah’ın yarattığına ve yaratılmış olduğuna, kötü bir varlık olduğuna inanıp Şeytan’a tapan kişiler de mevcuttur. Bunlara iblistapar ismi verilir. Kedi kesme ve kurban verme olayları, kanlı cinsel ritüeller gibi haberlerin çıkış noktasını iblistaparlar oluşturmaktadır. Satanizm başlıca 2 kola ayrılır bunlar spritüel satanizm ve geleneksel satanizm’dir Geleneksel satanizm ağır basmaktadır ve iki akımda birbirini red etmektedir. İki öğretide de ortak sorun yaratılışa kesin ve makul bir açıklama getirilemeyişidir. Satanizmin başlıca ekolleri ise şöyledir.

Teistik Satanizm:

Kendi içinde pek çok ekollere ayrılır.

Spiritüel Satanizm
Spiritüel, yani ruhani satanizm isminden de anlaşılabileceği gibi ruhani gelişimi esas alır. Amaç ruhani anlamda Şeytan ve diğer tanrılar rehberliğinde gelişimi sağlamak, gelinebilecek son seviyeye gelebilmektir.

(Joy Of Satan)

Ruhani gelişimi esas alır. Temel rehber Şeytan olarak kabul ederler. Kişinin kendi Demon’ı olduğu, hitlerin tanrılık yani ruhani gelişimini tanrılık seviyesine çıkarttığı inancı vardır.

(Path Of Lucifer)

Yine ruhani satanizmin alt ekollerindendir. Yakın zamanda dağıldığı düşünülmektedir.

Ateistik Satanizm:

COS (Church Of Satan)

Anton Szandor LaVey tarafından kurulmuştur. Dünyada ki en kalabalık ekol olduğu düşünülmektedir. Bu ekoldekiler Şeytan’ı ruhani bir varlık olarak kabul etmezler, metafiziksel şeyleri reddederler. Onlar için Şeytan semboliktir.

Luciferianizm

Lucifer ve Şeytan genelde birbirlerinin yerine, aynı varlık olarak kullanılırken  Luciferianlar farklı olarak kabul ederler. Lucifer, ışık getiren demektir.

Luciferianizmde de Lucifer’ı gerçek bir ruhani varlık ve onu sembolik olarak görenler bulunmaktadır.

İblistaparlar

Şeytan semavi dinlerde anlatıldığı gibi kabul edilir. Kedi kesme, kurban verme, gibi olaylar bu ekolden  çıkar.

Satanist inanca göre ihtiyaç duyulan coğrafyaya, topluluklara zamanı gelince kahinler aracılığıyla kitaplar inmektedir. Şöyle bir inanç vardır: insanlık kendini yeniler, geliştirir, şartlar değişir. Bu yüzden her ihtiyaç duyulan dönemde kitaplar, bilgiler verilmektedir. Türkiye’de Kahin B. K. aracılığıyla dikte ettirilmiş 3 kitap vardır. Ayetler kitabı, Gerçekler kitabı ve İsa kitabı.

Video’nun başında’da bahsettiğim gibi İzmir’de yaşayan satanist bir kız instagramdan bana ulaşarak beni Ayın 13’ü gecesinde yapacakları ritüellerine katılmak üzere mabedlerine davet etti. Ancak bir şartı vardı Metruk bir bina olan bu mabede gözlerim bağlı şekilde götürülecektim. Söylediğine göre beni davet etmesini baş rahibi istemişti. Bende ritüelin belli kısımlarından paylaşmak üzere görüntüler almayı şart koştum. Başlarda bu isteğim yüzlerini sansürlemem şartıyla kabul edildiyse de ertesi günü bundan vaz geçtiler. Bende bu şartlarda gelemeyeceğimi söyleyerek teklifi ret ettim. Yine de sizler için onunla kapsamlı bir röportaj yaptım. İşte o röportaj;

Soru: Benim İlk sorum şu; Baş rahibiniz neden benimle görüşmenizi söyledi neden bir başkası değil?

Cevap: Öncelikle bizler çok yanlış anlaşıldığımızı ve hakkımızda oluşturulan safsataların bir şekilde düzeltilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Sizin bu konuyu tarafsız şekilde ele alacağınıza inandığı için sizi seçti Ayrıca sizin eski bir takipçiniz. Öte yandan aynı şehirde olmamızda büyük avantaj.

Soru: Peki siz hangi ekolden geliyorsunuz?

Cevap: Biz sizlerin tabiri ile geleneksel satanistiz yani Şeytan kilisesi ekolüne bağlıyız ve laveyanız.

Soru: Sen nasıl satanist olmaya karar verdin? Satanist olmak sana ne kattı?

Cevap: Ben zaten bir inanca sahip değildim. Biraz kopuk bir ailem var beni anneannem büyüttü. Çok boşlukta olduğum bir dönemde bir arkadaşım vasıtasıyla satanizme merak sardım. Başlarda sipritüel satanizmi araştırdım ancak içerisinde bir eylem olmadığı için arayış doyurucu olmadı. Sonra ki süreçte geleneksel satanizmle tanıştım. Hayatımda ilk defa aidiyet duygusunu tattım Satanizm sayesinde kendimi geliştirmek için kişisel gelişim kitapları okumaya başladım. Daha evvel adını bile bilmediğim pek çok konu hakkında bilgi ve fikir sahibi oldum.

Soru: Kaç yaşında satanist oldun? Ne kadar zamandır satanistsin?

Cevap: 18 yaşımda başladım tam olarak laveyan olmam 19 yaşımda oldu şu an 23 yaşımdayım.

Soru: Satanizm dışında neler yapıyorsun?

Cevap: Üniversite öğrencisiyim. Latin danslarıyla ilgileniyorum. Festivallere katılıyorum. Hayattan gerçekten de çok keyif alan çok neşeli birisiyim.

Soru: Neden lakap kullanıyorsun topluluğunuzda böyle bir kural mı var?

Cevap: Hayır toplumda ki ön yargılardan dolayı çoğumuz satanist olduğumuzu söylemiyor. Bir nevi kamuflaj sağlıyor ayrıca hoşumuza da gidiyor böyle anılmak geleneksel isimlerden çok daha güzel.

Soru: Birazda topluluğunuzdan bahsedelim. Nasıl katıldın, Kaç kişisiniz aranızda ki iletişim nasıl?

Cevap: İlk Laveyan olduğumda internet üzerinden bir topluluk buldum. Baş rahiple başta sevgili olduk. Sonra o başkalarıyla da birlikte olmaya başladı. Başlarda çok kıskandım. Bir gün konuştuk ve bana kıskançlığın aptalca olduğunu benimde başkalarıyla olabileceğimi tabularımı yıkmam gerektiğini anlattı bu bana çok mantıklı geldi. Daha sonra o grupta başkaca sorunlar ortaya çıkınca samimi bir arkadaşımla şu an ki grubuma katıldım. Burada herkes kardeş gibi. Çok dürüst ve samimi bir ortam var. Hepsi kültürlü kendilerini geliştirmiş insanlar satanizm dışında da pek çok şey paylaşıyoruz. Şu anda 16 kişiyiz.

Soru: Ritüellerde neler yapıyorsunuz? Ve giydiğiniz özel bir kıyafet var mı?

Cevap: Ritüeller rahibin seçimlerine göre farklılık gösterebiliyor. Ancak genelde sigler çizilerek büyüler yapılır. Şeytan incilinden pasajlar okunur ve sonunda isteyen grup üyeleri teker teker yahut toplu olarak birlikte olur. Giyim kuşam konusunda bir kısıtlama olmasa da genelde siyah şeyler giymeyi tercih ediyoruz.

Soru: Şimdi burada kafam karıştı. Az evvel hepimiz kardeş gibiyiz demiştin şimdiyse birlikte olmaktan bahsediyorsun. Beni biraz aydınlatır mısın?

Cevap: Satanizmi tam olarak kavrayamadığınız ve tabularınız olduğu için böyle karşılamanızı anlıyorum. Biz nefsimizi özgür bırakıyoruz ve tabularımız yok. Zina diye bir kavram bizim için yok biz özgürüz sizlerinse düşünceleri kelepçeli. Bize keyif veren şeyi yapmakta serbestiz.

Soru: Herkes rahiple birlikte olmak zorunda mı? Sen rahiple birlikte oldun mu? Veya bir başka grupla ortak ritüeller düzenleyip onlarla da bu şekilde samimiyet kuruyor musunuz?

Cevap: Hayır bu bir zorunluluk değil ama genelde rahiple olmak topluluk içerisinde bir nevi prestij kazandırıyor. Özellikle gruba yeni katılanlar açısından İlk rahibimiz farklıydı sonra o başka bir şehre taşındı ben onunla da şu an ki rahiple de birliktelik yaşadım. Dediğim gibi sizler için ağır tabular aslında ayağınıza vurulmuş prangalar. Farklı gruplarla ortak ritüeller düzenlemek söz konusu değil. Şöyle bir şey var bir grubun üye sayısı çok azalmışsa başka bir gruba katılabiliyor.

Sizlerle paylaşmak istediğim satanist ritüellere dair bazı videolar var ancak bunları youtube’nin topluluk kuralları sebebiyle burada yayınlayamadım. Bunu instagram hesabımdan sizlerle paylaşacağım. Şu anki grupla da görüntü almak kaydı ile ritüellerine katılmam için görüşmelerimiz devam ediyor. Eğer bu ritüele katılırsam alacağım görüntüleri de sizlerle instagram üzerinden paylaşacağım. Hesabımı takip ederek haberdar olabilirsiniz.

CEVAP VER

*