Pinokyo Dünya çocuk edebiyatının başyapıtlarından birisidir. Carlo Collodi’nin 1881 yılında yazdığı ve bir çocuk gazetesinde tefrika olarak yayımladığı eser, gördüğü ilgi üzerine 1883’te kitap olarak basıldı.

Pinokyo, ilk önce tefrika edildiği gazetenin ressamı Ugo Fleres tarafından resimlenmiş; kitap olarak ilk baskısında ise Pinokyo’yı Enrico Mazzanti resimlemiştir. Romanın dışarıya lanse edilen temasını, “Yalan söylemek, bir çocuğun sahip olabileceği en kötü huydur” ifadesi oluşturur. Ancak gerçekte durum böyle değildir. Pinokyo, küçük bir çocuğa dönüşen bir kukladır; fakat bu kukla akıllı uslu bir çocuk olma niyetine rağmen, daha önceki yaramazlık, tembellik, umursamazlık ve muziplik alışkanlıklarını bırakamaz; bu alışkanlıklar onun başına olmadık işler açar. Roman birçok kez filme alındı, sahnelendi, animasyon ile canlandırıldı. Eserin evrensel başarısı, Walt Disney’in Pinokyo’yu 1939 sensinde film kahramanı yapmasıyla daha da arttı. Birçok yayınevi, adı bilinmeyen yazarlara “Pinokyo’nun Sırrı, Pinokyo’nun Arkadaşı, Pinokyo Afrika’da” gibi isimlerle pek çok Pinokyo kitabı yazdırmıştır. Türkçeye pek çok kez çevrilen eserin ilk çevirisi 1944 yılında Ragıp Önel tarafından gerçekleştirilmiştir… Bilinen ilk hikaye yaşlı ve yalnız bir marangoz olan Gepetto usta, bir kütükten kukla yapar ve ona Pinokyo ismini verir. Pinokyo, etten kemikten olmasa da tahtadan bir çocuk haline gelir; Gepetto onu evladı olarak benimser, onu okula gönderir. Yaramaz bir çocuk olan Pinokyo, babasının sözünü dinlemez, okuldan kaçıp başıboş dolaşır; çevresinin etkisi ile birçok hata yapar, emek vermeden kazanmak ister ve bütün parasını kaybeder. Zor duruma düşünce bir mavi orman perisi yardımına yetişir, ona ilgi ve şefkat gösterir. Pinokyo periye yalan söyledikçe burnu uzamakta ve herkes yalan söylediğini fark etmektedir.

Babasını aramak için periden ayrılan Pinokyo birçok macera yaşar, iyi bir çocuk olmaya çalışır. Bir gün denizde yüzerken büyük bir köpekbalığı Pinokyo’yu yutar, Pinokyo balığın karnında babası ile karşılaşır. Uzun zaman önce balık tarafından yutulan Gepetto usta artık çok halsizdir. Pinokyo balığın karnını gıdıklayınca huylanan balık, ikisini de kusar ve Pinokyo ile babası eve dönerler. Pinokyo hasta babasına bakar. İyi kalpli, uslu bir çocuk olan Pinokyo, mavi peri tarafından gerçek bir çocuğa dönüştürülür. Carlo Collodi’niye bu hikayeyi yazmakta esin kaynağı olan olay neydi? ve hangi amaçla Pinokyo’yu kaleme almıştı. Bir çok farklı tema varken İnsan neden çocuklar için Burnu uzun bir kukla’dan bahseder ki? Bu uzun burun sizlere ne çağrıştırıyor? Bu soruların cevabı uzun yıllar çocuklara olan sevgisi ve bundan kaynaklanan hayal gücü olarak cevaplanmıştır. Oysa bu cevap gerçekleri şirin gösterme çabasından öteye geçmemiştir. Ölümünden yıllar sonra ortaya çıkan notlarında Pinokyo’nun korkunç yüzü gözler önüne serilmiştir. Colodini’nin yaşadığı 1800 lerin Floransa’sı Dante’nin dev eserler verdiği Davinci’nin büyük sanat eserleri vücuda getirdiği şaşalı günlerinden çok uzak İtalya’nın en gerici ve bağnaz şehriydi. Bu dönemde Colodi’ni yer altında faaliyet gösteren P2 locasına sıkı sıkıya bağlı yüksek dereceli bir üyeydi. Floransa’nın bu durumu İtalya’nın bu önemli şehrinde yaşayan halk üzerinde etki ve nüfus kazanmak isteyen P2 locasının işine gelmiyordu. Bu yüzden geniş kitlelere özellikle gelecek nesil olan çocuklara ulaşabilecek basın yayın organlarında kendilerine bağlı üyelerin kilise tarafından yasak ilan edilen tüm olgulara karşı gizli bir propaganda savaşı başlatılmasına karar verildi. Bu yasaklar masum gösterilerek yeni nesillere aktarılmalıydı. Pinokyo’nun ilk yayınlandığı yıllara baktığımızda Floransa da ki çocuk eserlerin bir patlama olduğunu görürüz. Colodini’de cemiyetin bu talimatına uyanlar arasındaydı. Dönemin Floransa’sında Garbedino adlı bir zanaatkar orta yaşlı kadınlar için gizli cinsel oyuncaklar üretiyor bunları da bakanların anlamaması için Yaptığı tahta kuklaların kol ve bacak gibi uzuvlarına monte ederek kullanılacağı zaman açılan bir mekanizmayla gizliyordu. Colodini bunları iehir dedikodularından duymuş bunun üzerine Garbedino ile görüşerek kuklaları görmüştü. Daha sonra bu zanaatkardan esinlenerek Garbedino’yu Gebetto haline getirdi ve Pinokyo’yu kaleme aldı. Pek çok kişinin dedikoduları duyduğu Floransa’da bu durum halka öylesine bir subliminal mesaj vermiştirki 1902 lerde dünyanın ilk cinsel alışveriş dükkanı Floranasa da açılmıştır.

CEVAP VER

*