Ölümden sonra yaşam var mı? insan oğlu asırlardır bu sorunun cevabını arıyor, deniyor ki bu gerçeği insan ancak kendi ölümünden sonra anlayabilecek, ama belki de bu kadar beklenmeyecek, çünkü modern bilim 20. Yy. başlarından beri bu konuyu ele almış durumda.

Scientific American’ın 30 Ekim 1920 sayısında, Amerikan’ın en ünlü mucidi Thomas Edison’un şöyle söylediğini yazar: Eğer benliğimiz yaşasaydı, o zaman tam olarak mantıksal ve bilimsel bir varsayımda bulunabilirdik: anıları kaybetmemek, zihin gücü ve diğer yetilerimiz ve bilgilerimiz bu dünyada elde ettiğimiz. Bu nedenle, benlik, ölüm diye adlandırdığımız şeyden sonrada kalıcıysa, mantıklı bir sonuca varabiliriz. Bu dünyayı terk eden herkesin arkada bıraktıkları ile iletişim kurmak isteyeceklerini inanmaya meyilliyim ki. Öbür dünyadaki benliğimiz bunu arzulaması mümkündür. Eğer bu mantık doğru ise; o zaman, bir sonraki hayatta yasam sürerken benliğimizin yanında etkilenebilen veya hareket ettirilebilen veya ustalıkla idare edilebilecek kadar hassas bir cihaz geliştirebilirsek, böylesi bir cihaz yapılabildiğinde, bazı şeyleri kaydetmesi gerekir. İnsan Edison’un bazı emsalleri bu konuda ne yaptılar diye merak etmekten kendini alamıyor ve Edison’un kendisinin böyle bir cihazın yapımı için deneyler yaptığı spekülasyonlarına karşın, böyle bir tasarımı doğrulayan hiç bir kanıt günümüze ulaşmamıştır. Edison’un  ruhlar dünyasını yaratılan yeni teknolojilerle birleştiren  düşünceleri belki de bir dereceye kadar zamanın ilerisinde idi. Keza Edison’dan oldukça bağımsız olarak, Markoni ve Tesla’nın ruhlar dünyası ile bağlantı kurmak için teknoloji kullanma ile ciddi olarak ilgilendiklerini gösteren kanıt olmasına karşın EVP olarak bilinenin tamamiyle ortaya çıkışından önce onlarca sene geçecekti.

Bununla beraber, dünyalı dinleyicilere ulasan, görünüşe göre katliamda oluşan seslerin ilginç örnekleri sonraki yıllarda da kaydedildi. 1930’larda Avrupa, II. dünya savaşının koşullarının yavaş yavaş oluşumuna tanık olurken, İsveç ve Norveç’li pilotlar radyo frekanslarında ilginç ve tanımlanamayan seslere tanık oldular. önce bunların parazitli Nazi telsiz konuşmaları olduğuna inanıldı, ama hiç bir şekilde bir kanıt bulunamadı, ve nereden geldiği bilinmeyen bu sesler 1934’de başladığı gibi birdenbire durdu, o tarihten sonra bunlar ekseriyetle unutuldu. John Butler, 1947’deki “Ruhlar Dünyasının Keşfi” kitabında ki bu 1930’larda da meydana gelmişti,  bu kez 600 kişinin önünde gerçeklesen Londra’daki Wigmore Hall’daki ilginç olayı anlatır. Bir medyum sahnededir ve biraz uzağında salonun her yanındaki hoparlörlere bağlı bir mikrofon konulmuştur. Aniden, 40 veya 50 kadar olduğu tespit edilen sesler mikrofondan konuşmaya baslar. Mikrofonun yanında hiç kimse yoktu ve sistemi kuran, uzmanlıkları bu tur ses sistemleri olan iyi tanınmış bir firmanın elektrik mühendisleri olan iki teknik yetkili, sesleri duyunca bunların herhangi bir şekilde insan kaynaklı olamayacağını ve orjinalde bedenden ayrılmış olarak göründüğünü herkesin önünde açıkladı. Her ikisi de daha sonra, bu olaydaki deneyimlerinin bir sonucu olarak ruhbilimci olduklarını açıklayan Psychic News’te yayınlanan- bir bildiri imzaladılar. 1949’da, Manchester, İngiltere’de “Ruhlarla Elektronik İletişim Derneği” adı ile ve broşürlerinde belirttikleri “İnsanların Ruhsal Özgürleşmesi için Elektronik İletişim” amacı ile küçük bir grup oluşturuldu.Derneğin oluşumu Uluslararası Spritizma Federasyonunun 1948’deki Kongresinde ruhsal hisleri harekete geçirme gücüne sahip bir enerji alanı üreten elektrikli bir cihazı gösterime sunan Hollanda’lı Mr. N Zwaan’ın çalışmasından esinlenmiştir. Cihaz ‘Teledyne’ye geliştirilmesinden önce, başlangıçta ‘Süper ışın’, daha sonra ‘Zwaan ışını'(Binnington modeli) ve son olarak ‘Teledalga’ olarak adlandırıldı. Bu bilim kurgusal ses cihazları için, ölülerle doğrudan ses iletişimi formu da dahil olmak üzere olağanüstü sonuçlar alındığı iddia edildi. Fakat 1952 itibari ile, bu heyecan ve aktivite patlaması yavaş yavaş basit bir şekilde sona erdi.

Bununla beraber, ayni yıl içinde, iki seçkin Romalı Katolik, biri Benedictine papazi Peder Pellegrino Maria Ernetti, diğeri saygın hekim Peder Agostina Gemelli, ses laboratuarında telli kayıt cihazı ile Gregorian ayin müziği kaydı üzerinde çalışırlarken aradıkları o olmadığı halde  açıklanamayan sesler yakaladılar. Çalışma iyi gitmiyordu, ve hayal kırıklığı yasayan Gemelli ölmüş babasından yardım diledi. İlkel kayıt cihazındaki kaydedilen şeyi dinlediklerinde, rahibin ölmüş babasının onları son derece hayrete düşüren “Ben, her an seninleyim ve sana yardım ediyorum.” sözlerini duydular. Bu olayın haberi Papa Pius XII’a ulaştı ve o pederlerin endişe duymamalarına çünkü kaydettikleri sesin bilimsel bir gerçek olduğuna ve spritizmada hiç bir temeli olmadığına karar verdi. Yedi yıl sonra 1959’da, gerçek buluş gelir. Friedrich Jurgenson (Letonya’da doğan sanatçı ve belgesel film yapımcısı), gece İsveç, Mölnbo’daki evinin yakınındaki bir ağaçlıktan kuş sesi kaydeder. Bu kaydı tekrar çalarken, Norveççe konuşan ve kuşların gece alışkanlıklarını tartışan bir adam sesinin farkına varır. Konunun göz alıcı tesadüfüne rağmen, Jurgenson nasıl kayıt cihazının normal bir radyo kaydettiğini düşünür. Fakat birkaç hafta sonra, başka bir kadın sesi yakaladığında sarsılır. Ses Sorar: ‘Friedel, benim küçük Friedel’im, beni duyabiliyor musun ?’ Friedel, Jurgenson’un hayvanının ismidir ve annesinin sesini hemen fark eder. Annesi 4 sene önce ölmüştür. Şimdi öteki tarafla iletişim sağladığına ikna olmuştu, Jurgenson kaydetmeye devam ettiğinde, farklı dillerde konuşan, yüzlerce bedenden ayrılmış ruhların seslerini yakalar ki bunların içinde vefat eden bazı aile üyeleri ve arkadaşları da dahil olmak üzere ona cevaplarını göstermek için benlikleri ile Jurgenson’a gözükürler.

Jurgenson 1964’de, bulgularını, Frieburg Üniversitesi, Parapsikolojik Araştırmalar Ünitesinin kurucularından Dr. Hans Bender olmak üzere, bir çok araştırmacının dikkatini çeken Kainattan sesler kitabını yayınladı. Dr. Bender ses fenomeni üzerinde çalışmasını  sessiz  bir ortamda boş kasetler ve normal kayıt cihazları kullanarak, fark edilebilir kelimeler konuşan seslerin kaydı  alarak yapmaktaydı. Bu seslere ise hiçbir yerden gelen sesler adı verildi. Jurgenson’un deneylerinin gerçekliği onun haklı olduğunu ortaya çıkardı. Kimi bilim adamlarına göre bu olay insanlık için nükleer fizikten bile önemlidir denirken bazıları bunun açıklanamayan doğa üstü bir olay olabileceğini öne sürüyordu. 1965’de bir başka Letonyalı, tanınan psikolog ve Carl Jung bir zamanlar öğrencisi olan Dr Konstantin Raudi ve Jurgenson’un yaptıklarını duydu. Raudi ve uzun zamandır direk ses medyumluğuna ilgi duyuyordu ve, Jurgenson’la tanışıp ve onun EVP deneylerinin doğruluna ikna olduktan sonra, Almanya’da kendi araştırma projesini hazırladı. Başlangıçta, Raudi olağan bir kristal set kullandı, ama neticede Ganiometer isimli aracın tasarımında ona yardımcı olan fizikçilere ve elektronik mühendislerinin yardımını almaya gönüllü oldu. Bu aletin yardımıyla Raudi ve binlerce bedenden ayrılanların seslerini kayıt etti ve 1968’de araştırmalarını Almanca bir kitapta (Unhörbares wird hörbar) yayınladı, birkaç yıl sonra ise Breakthrough olarak çevirisi yapıldı. Breakthrough, Raudive’nin metodunu büyük bir başarıyla takip eden daha sonraki bir çok araştırmacı için teşvik unsuru oldu. 1974 denesinde ölen Raudive diğer EVP araştırmacıları ile öte dünyadan iletişim kurmaya çalışmaktaydı, Onun mesajları sadece kayıt cihazlarında değil aynı zaman video ve hatta bilgisayarlarda bile gözüküyordu. Birazdan Dr. Raudive’nin ruhsal seslerin kayıdı ile ilgili yaptığı deneyleri dinleyeceksiniz. Konuşulan metin ve ses yüksekliği orijinal metnin aynısıdır. Kolay anlaşılması için her ses birkaç defa tekrarlanmıştır. Verilen örnekler hitap edilen seslere ve alınan cevaplara göre gruplandırıldı. Arkasından da çeviri ve açıklanmalar yapıldı. ( Sesleri alttaki videomuzda dinleyebilirsiniz.)

İlk ses deneyciye Dünya’da ki yaşamında ölümden sonra yaşama inanmadığını söyleyen Margerita Petrovski ye ait. Deneyci bayan Petrovski ye öldükten sonra öteki Dünya’da nasıl duygular taşıdığını soruyor. Petrovski den geldiği belirlenen ruhsal ses şöyle cevap veriyor. Bedenke İch Bean – Almanca Anlamı tasavvur et o benim. Tekrar bayan Petrovski nin sesi duyuluyor bu sefer eski patronu Dr. Zenta Marina’a sesleniyor. Zenta Deneyci Petrovski ye patronunun sesini duyup duymadığını soruyor. Ses cevap veriyor , Kostya ya Almanca Kostya evet Deneyleri yapan Dr. Konstantin Raudi ye çocukluğunda arkadaşları Kostya derlerdi. Ses bunu vurguladıktan sonra bu defa deneyciye soy adı ile hitap ediyor. Raudive Daha sonra litvanyaca ve Almanca karışık olarak şu sözler duyuluyor. Kostya tutik ma  anlamı: kostya o kadar yakınsın ki Şimdi deneyci ünlü Rus şairi Vilademir Mayakovski’ye sesleniyor. Ses şöyle cevap veriyor. Mayakovski Deneyci şaire ruhsal ses olayının gerçekliliğini insanlara anlatmanın ne kadar zor olduğunu söylüyor. Alınan cevap şairin kişiliği ile uygun bir cevap, Konstantin Prüul  Rusça anlamı: Konstantin onların suratına tükür. Deneyci eski hocası olan İspanyol düşünür Ortega İgaset ile konuşuyor ve ses şöyle diyor. Ortega Deneyci Ortega ya ruhsal ses olaylarını araştırmanın bir faydası olup olmadığını soruyor. Ses şu cevabı veriyor . Emprohas Muhas Kuastiones  İspanyolca, anlamı: çok meseleyi çözeceksiniz. O sırada Litfanya ca konuşan bir ses çeşitli şekillerde yorumlanabilecek şu sesleri söylüyor. Örneğin ruhsal ses olaylarının araştırılması insanlığa yararlı olabilir. Bu araştırma süreci acı verici olsa bile. Tu laudes zadet zina Litvanyaca anlamı: siz insanları yakıyorsunuz.

Sonra deneyci daha önce birlikte çalıştığı İsviçreli parapsikolog Göbartg Fray a hitap ediyor. Deneyci kuşkuları gidermesi için profesöre adını söylemesini istiyor. Ses cevap veriyor Fray Sonra ses İsveççe ve Almanca karışık olarak şöyle devam ediyor. Du so was, vis nih gloaben Anlamı: inanmak istemiyorsun. Bir başka kayıtta, deneyci insanların öldükten sonraki yaşama inanmadıklarından bahsediyor. Ses şu cevabı veriyor. Zo Zintzi  Almanca anlamı: onlar böyledir. Deneyci Vita Simane’yi çağırıyor. Simane bu ses kayıtlarından kısa bir süre önce ölen deneycinin bir dostuydu. Şu cevabı alıyor Danke guttonmorning  Almanca ve İngilizce anlamı: teşekkür ederim günaydın. Daha sonra bu dost adını söylüyor. Vita Simane Bundan sonra bir ricada bulunuyor. Frazi Zenta Lai Tala  Litvanyaca anlamı: bırakın Zenta konuşsun. Daha sonra Mussut Zenta Reti Sos  Litvanyaca Anlamı: işi yapan bizim Zenta Son olarak aynı ses şöyle söylüyor. Zi Glab Nih  almanca: o kadın inanmıyor.

Gonyometre Sesleri
Bu kayıt yöntemi yüksek frekans uzmanı ve elektrik mühendisi Prof. Teodor Rudolf tarafından geliştirildi. Dinleyeceğiniz sesleri Rudolf bizzat kaydetti. Bu sesler Rudolf tarafından kayıt edilen 19 ayrı sesin içinden seçildi. Sesler başka yöntem ve tekniklerle kayıt edilse de ana özelliklerini koruyorlar. Burda ilginç olan nokta seslerin çoğunlukla Rusça ve Litvanyaca olmasıdır ki, prof bu iki dili de bilmemektedir. Metinler deneycinin adını ve bazı almanca sözcükleri doğruladıktan sonra deneyci tarafından çözülmüştür. 1980 yılında, William O’Neil “Spiricom” adı verilen elektronik bir ses cihazı üretti. O’Neil, cihazın psişik olarak aldığı teknik özelliklere altı yıl önce ölen bir bilim adamı olan George Mueller’den yapıldığını iddia etti. Basın toplantısında O’Neil, Spiricom cihazıyla iki yönlü konuşmalar yapabileceğini ve tasarım şartnamelerini sağladığını belirtti EVP’yi yakalamak için özel olarak yapılmış bir başka elektronik cihaz, 2002’de EVP meraklısı Frank Sumption tarafından ölülerle gerçek zamanlı iletişim kurmak için yaratılan “Frank Box” veya “Ghost Box” dır. Varsayım, tasarım talimatlarını ruh dünyasından aldığını iddia ediyor. Cihaz, bir ikinci beyaz ses snippet’i seçerek AM bandında ileri geri tarama yapmak üzere modifiye edilmiş bir beyaz gürültü jeneratörü ve AM radyo alıcısı olarak tanımlanmaktadır.

Modern İlgi
1982 yılında, Sarah Estep, EVP bilincini arttırmak ve onu yakalamak için standart yöntemler öğretmek amacıyla , Maryland , Severna Park’taki Amerikan Sesli Ses Olayları Birliği’ni (AA-EVP) kurdu. Estep, 1976’da EVP’yi keşfetmeye başladı ve ölen arkadaşlarından, akrabalarından ve diğer gezegenlerden geldiğini düşündüğü dünya dışı insanlardan yüzlerce mesaj kaydı yaptığını söylüyor. 1997 yılında, Batı Ontario Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Imants Barus , EVP araştırmacısı Konstantin Raudive ve “araçsal iletişim araştırmacısı” Mark Macy’nin çalışmalarını bir rehber olarak kullanarak bir dizi deney yaptı. Bir radyo boş bir frekansa ayarlanmış ve 81 seansın üzerinde toplam 60 saat ve 11 dakikalık kayıt toplanmıştır. Kayıtlar sırasında, bir kişi ya sessizliğe oturdu ya da potansiyel EVP kaynaklarıyla sözlü iletişim kurmaya çalıştı. Barušs, seslere benzeyen birçok olayı kaydettiğini, ancak uygulanabilir verileri temsil etmek için çok az ve rastgele olduklarını ve kesin olarak EVP olarak tanımlanamayacak kadar açık olduklarını belirtti. Taşınabilir dijital ses kayıt cihazları şu anda bazı EVP araştırmacıları için tercih edilen teknolojidir. Bu cihazların bazıları Radyo Frekansı (RF) kontaminasyonuna karşı çok duyarlı olduklarından, EVP meraklıları bazen EVP’yi RF ve ses ekranlı odalarda kaydetmeye çalışırlar. Bazı EVP meraklıları, EVP’deki kelimeleri duymayı tıpkı yeni bir dil öğrenmek gibi bir yetenek olarak tanımlamaktadır. Kuşkucular, iddia edilen vakaların doğal olayların yanlış yorumlanması, elektronik ekipmanın araştırmacılar tarafından yanlışlıkla etkilenmesi veya araştırmacıların ve ekipmanın üçüncü taraflarca kasıtlı olarak etkilenmesi olduğunu ileri sürmektedir.

İnsan sesleri 20 desibelin altındaki sesleri algılıyamaz, oysa EVP denilen ruhani sesler genelde 10-15 desibel frekansındadır. Birazdan sizlere  Büyük Ada Vampirleri – Paranormal Saatler Özel isimli videomuzdan evp örnekleri dinleteceğim, dinleyeceğiz sesler  gece alan araştırması sırasında, büyük mezarlıkta, ve yetimhane çevresi ile vampir manolisin evinden alınmıştır.  ( Sesleri alttaki videomuzda dinleyebilirsiniz.)

İlk ses – anabis peris suare

İkinci ses – anne

Son- eleni ohilos ten anavelli ( Eleni güneş doğmuyor) -rumca

Açıklamalar  ve Kökenleri

EVP’nin kökenine ilişkin paranormal iddialar, psikotezi  yoluyla doğrudan elektronik bir ortama düşünceleri basan canlı insanları ve ruhlar, doğa enerjileri, diğer boyutlardan varlıklar veya dünya dışı dünyalar gibi uzaktaki kişilerle iletişim kurmayı yaşayan insanları içerir. EVP için paranormal açıklamalar genellikle iletişim teknolojilerinin tipik işleyişinin dışında bir yoldan iletişim zekasıyla EVP üretimini üstlenir. Bildirilen EVP örnekleri için doğal açıklamalar, bu varsayımı tartışmakta ve tanınmış bilimsel olaylara dayanmayan yeni mekanizmalar gerektirmeyen açıklamalar sağlamaktadır.

Doğal Açıklamalar
Ses aygıtlarındaki statik dinleyicilerin, radyo paraziti ve insan beyninin rastgele uyaranlardaki kalıpları tanıma eğilimi de dahil olmak üzere, sesleri duyduğuna inandıklarını açıklayabilecek birkaç basit bilimsel açıklama vardır. Bazı kayıtlar dolandırıcılık veya sahtekarlar tarafından yaratılan aldatmacalar olabilir.

Psikoloji Ve Algı
İşitsel pareidolia , beynin rastgele kalıpları bilinen kalıplar olarak yanlış yorumladığı durumlarda ortaya çıkan bir durumdur. EVP durumunda, bir gözlemcinin bir ses kaydındaki rastgele gürültüyü bir insan sesinin tanıdık sesi olarak yorumlamasıyla sonuçlanabilir. Beyaz gürültü kayıtlarında duyulan bir sesin yabancı bir dilde olup, onu araştıranların iyi anladığı bir dilde olmadığı eğilimi bunun kanıtı olarak gösterilir. David Federlein , Chris French , Terence Hines ve Michael Shermer gibi şüpheciler, EVP’nin beyaz gürültü oluşturmak için tüm elektrikli cihazların yarattığı elektriksel gürültü olan ” gürültü tabanının ” yükseltilerek kaydedildiğini söylüyor. Bu ses filtrelendiğinde , konuşma gibi çıkan sesler oluşabilirdi. Bu, radyo istasyonlarının çapraz modülasyonu veya hatalı toprak halkaları gibi şeylerle birlikte kullanılması paranormal seslerin izlenmesine neden olabilirdi.  İnsan beyni, kalıpları tanımak için gelişti ve eğer bir insan yeterli gürültüyü dinlerse, beyin onlar için akıllı bir kaynak olmasa bile kelimeleri algılamalarını sağlamaktaydı.

Fizik
Örneğin, bazı EVP kayıtlarında, özellikle RLC devresi içeren cihazlarda kaydedilmiş olanlarda parazit görülür. Bu durumlar ses kaynaklarının radyo sinyallerini veya yayın kaynaklarından gelen diğer sesleri temsil eder. Mevcut bir kaydın netliğini artırma girişimleri sırasında yaratılan sesler bazı EVP’leri açıklayabilir. Yöntemler, yeniden örnekleme, frekans yalıtımı ve kayıtların orijinalinde bulunanlardan önemli ölçüde farklı nitelikler elde etmelerine neden olabilecek gürültü azaltma veya iyileştirmeyi içerir. İlk EVP kayıtları, zayıf hizalanmış silme ve kayıt kafalarına sahip teyp kayıt ekipmanı kullanımından kaynaklanmış olabilir, bu da teypteki önceki ses kayıtlarının tamamen silinmemesine neden olur. Bu, önceki içeriğin küçük bir yüzdesinin üst üste konmasına veya yeni bir ‘sessiz’ kayda karıştırılmasına olanak verebilir. Bana göre EVP olayı Hayaletler olarak gördüğümüz enerji türevinin bir şekilde çevreye kaydedilen geçmiş olayların kalıntısıdır. Bu da EVP olaylarının hayalet gözlemleri gibi  aslında geçmişte yaşanmış  olayların  kendisini tarafından çevreye kaydettiğini ve bunun bazı zamanlarda ortaya çıkıp kendini tekrarladığını  açıklıyor. Tıpkı bir dvd den  film seyreder gibi. Yani bizim hayalet olarak gördüğümüz şey aslında tarihin oynadığı tarihtir. Bu teoriye ilaveten kendi yaptığım bazı araştırmaları da eklemek isterim  Paranormal araştırmalarda çoğu eski kale, ev , büyük tarihsel ve dini mekanlarda, şatolarda zemin ,tavanlarda ve duvarlarda yapılan araştırmalarda özellikle taş mekanlarda yüksek oranda silika tozu ile karşılaşılır. Silika ise kum ve kayanın temel bileşenidir. En iyi bilenen ve bol bulunan silika çeşidi kuvarsdır. Ve silika eskiden kullanılan teyp bantları , film ve  video filmlerinin yüzeyindeki parlak kısmında kullanılmaktadır. Yani bir sesi ve görüntüyü kaydetmek için kullanılan materyalin ana malzemesi ,bu da bazı durumlarda bu bileşiklerin bir araya gelip o anın görüntüsünü ve sesini  kaydetmesinin imkanlı olduğunu düşünebiliriz. Ve yine bazı durumlarda bu görüntünün bir film gibi tekrar ve tekrar oynadığını. Ses bir enerji türüdür. Jetlerin geçişi sırasında pencere camlarının titreşmesi, şiddetli bir patlama esnasında çevredeki camların kırılması, bazı opera sanatçılarının sesleri ile bardak kırabilmeleri sesin bir enerji türü olduğunu gösteren örneklerdir. Ve her enerji türevi gibi bir şekilde kayıt altına alınabilir. Bu büyüleyici fikir hayaletlerden korkan  insanları biraz rahatlatsa da, bu teorinin içinde açıklanamayan bir kısımda vardır, oda  ruhlar konuşmaya başladığı ve yaşayanlarla etkileşim halinde olduğu andır. Burada konuşmadan kasıt basit ve sıradan tekrarlar değil, o anda sorulan soruya cevap vermesidir, buda bu varlığın kolektif ve evrensel bir düşünce yapısının ve mantığının olduğunu gösterir, buda sinemada film izlerken sizin sorduğunuz soruya beyaz ekrandan cevap gelmesi gibi imkansızdır. EVP yani hayalet sesler kuramı bu konuda  yapılan en detaylı çalışma tekniğidir. Belki de bu sadece doğal bir olay, belki açıklanamayan bir gizem, yada en basit anlamda gerçeğin kendisidir.

CEVAP VER

*