Yaygın olarak sadece Nostradamus olarak bilinen Michel de Notredame, dünyadaki en büyük kahinlerden biri olarak kabul edilir. Nostradamus’un en çok bilinen eseri Les Propheties adlı kitaptır. ilk baskısı 1555’te yayınlanan bu garip kitap dörtlükler halinde 353 bölümden oluşuyordu. Kitap garipti çünkü her bir dörtlük atıflar ve metaforlarla dolu dörtlüklerdi.
Bazıları onun bir şarlatan olduğunu söylese de kehanetlerine gölge düşürmeyi asla başaramadılar. Bazı teorisyenler de dörtlüklerde bahsedilen akademik bilgilerin, tarihi olayların ve görülerin büyük ölçüde yanlış çevirilerin sonucu olduğunu iddia etmektedirler. Araştırmacılar kehanetlerini dörtlüklerde garip bir dille anlatmasını o dönemin engizisyonunda kehanetler yüzünden kolayca cadılıkla suçlanıp yakılma kaygısına bağlıyorlar. Kahinin yaşadığı dönem de kitap kimseye bir anlam ifade etmediği için çoğaltılmayı dahi gerek görülmedi. Ancak olaylar gerçekleşmeye başladıktan sonra dörtlüklerde ki gizli sırlar anlaşılmaya başlandı. Hıristiyan batıda durum böyleyken Müslüman doğu başlarda bu kahanetlere şüpheli yaklaşmış ancak daha sonra alim ve bilginlerin gayrı ekserisi kehanetlerin doğruluğunu kabul etmiş bir kısmı da bu kehanetleri İbn-i Arabi’nin eserlerinden aldığını iddia etmiştir.  Michel de Nôtre-Dame, 15. Yüzyılın Fransa’sında yaşayan sıra hdışı bir adam, aynı zamanda doktor ve astrologdu. Kendi anlatımlarına göre Nostradamus su dolu bir kaseye baktığı zaman kasenin içerisinde gelecekten sahneler görüyor, ve bunları dörtlüklerine şifreliyordu. Kahin, 1555’te “Les Propheties” isimli ilk kitabını yazdı. Yayıncı şirketler bugün halen kitabın kopyalarını basıyorlar. Bu ve devam kitaplarında 1. ve 2. dünya savaşları, J.F. Kennedy suikasti, Büyük Chichago yangını, 2001 de ki ikiz kuleler saldırısı, aids hastalığı ve uzay yolculukları gibi pek çok olayı hayret verecek bir şekilde yüzlerce yıl öncesinden şüphe götürmez şekilde bildirmiştir. Nostradamus ömrünün sonuna kadar kehanet 4lükleri yazmaya devam etmiş, bunların bazıları kitap haline getirilirken bazıları unutulup sağa sola dağılmış veya tamamen ortadan kaybolmuştur. Günümüzde bile zaman zaman Fransa’nın antik kütüphanelerinde yeni 4 lükler keşfedilmektedir. 2009 Yılında Fransız Ulusal Kütüphanesin de keşfedilen Nastradamus’un şimdiye kadar duyulmamış 2019’u kapsayan kehanetlerinin yer aldığı içinde yaşadığımız olaylara bakınca yine bilmiş dedirten son derece dikkat çekici parşömenler vardır. Nostradamus’un 2018/2019 tarihli kehanetleri, Fransız yazarın yazdığı diğer kehanetler kadar ürpertici.

Bazıları, Nostradamus’un 2019 ile alakalı dörtlüklerini 3. Dünya Savaşı’nın başlangıcı olarak yorumlamıştır. Bazılarıysa 4 lüklerde bahsedilenlerin devletler arası bir savaşı değil, küresel bir kaosu, salgın hastalıkları, kıtlıkları ve teknolojinin yok oluşunun başlangıcını tasvir ettiğin iddia etmiştir. 4lükler alegorilerle dolu ve şifrelerle bezenmiş olsa da 2019 da yaşanacak pek çok olayı açıkça ifade eden kısımları da vardır. 4lüklerle alakalı en çok kabul gören yorumları da sizlerle paylaşacağım. Sizlerde 4 lüklere kendi yapacağınız çıkarımları yorumlarda paylaşın.

Krallar ve soylular zevki sefada. Lüks ve şatafat her zamankinden fazla.
Umursamıyorlar halkı her zaman ki gibi küstahça en başta Fransa.
Uzun sürmeyecek bu sefa haneler kaynıyor. Simgeleri sırtlarında.
Fransa’da başlayan karmaşa ele geçiriyor tüm Avrupa’yı bir anda.

Sarı yelekliler hareketi, 17 Kasım 2018 Cumartesi günü Fransa’da gösterilerle başlayan ve daha sonra yakın ülkelere sıçrayan bir protesto hareketidir. Paris’te boy gösteren protestocular isimlerini sırtlarına geçirdikleri sarı yelekten alıyorlar tıpkı Nostradamus’un dörtlüğünde Simgeleri sırtlarında kehaneti gibi. Geleneksel olarak Fransa’da gösteriler ve protestolar siyasi partilerin, sendikaların veya sivil toplum örgütlerinin protestolarıyla yürüyülse de Sarı yelekliler hareketi hiç bir kuruluşa bağlı olmaksızın özgün şekilde ve toplumun her kesiminden insanın desteği ile hareket etmeleri dikkat çekiyor. Yetkililer şimdiden komşu ülkeye yayılan eylemlerin tüm Avrupa’ya yayılarak daha da şiddetlenmesinden endişe ediyor. Kehanet yorumcularının büyük kısmı bahse konu 4lükte sarı yeleklilerden bahsedildiğinden emin.

Anlaşmazlıklar ve ihmaller Muhammed’e bir geçit açılacak. Muzaffer olacak.
Karada ve denizde battı kan, Akdeniz gemiler ve yelkenlerle kaplanacak. Planlar bozulacak.
Takipçi yıl çatınca iki büyük imparatorluk kar fırtınasında savaşacak.
Savaş 27 hafta sürecek. Çünkü dünyanın savaşmaya takati yok.

Bu dörtlüğün savaş 27 hafta sürecek kısmı eski Fransızcada ki tarih kestirmelerinden ötürü 27 yıl olarak tercüme edilmiş ve bir anlam yüklenememişti. Fransız dil bilimcilerin yaptığı kapsamlı çalışmalar neticesinde kestirmenin yıl değil hafta olduğu anlaşılarak tercüme düzeltilmiştir. Dörtlükse yakın tarihe kadar yorumlanamamış Ukrayna Rusya gerginliği ve Amerika’nın Suriye’den çekilme kararı sonrası bazı kişilerce şöyle yorumlanmıştır. Amerika’nın Suriye’den çekilmesi ile Türklerin başını çektiği Müslümanlar Suriye’de zafer kazanacak. Yani bu durumun anlaşmazlıklar neticesin de doğan ihmaller olduğu Muhammed’e bir geçit açılacak Muzaffer olacak ibaresininse Türklerin başını çektiği Müslümanların istediklerini alacakları şeklinde yorumlanıyor. Dörtlüğün devamı ise izleyen seneler de Rusya Ukrayna krizinin savaşa dönüşeceği ve Rusya ile Nato arasında bir savaş yaşanacağını fakat dünyada başlayacak bazı olaylar neticesin de ulusların savaş kabiliyetinin kırılacağı yahut düzenli orduların dağılacağı bu sebeple 27 hafta da sona ereceği şeklinde yorumlanmaktadır.

Kentlilerin bildiğini kasabalılarda bilecek, kralların yediğini köylülerde yiyecek.
Herkes kahin olup gelecekten haber verecek fakat hepsi üzülecek.
Bildikleri ağaçtan kopan yaprak gibi rüzgarda savrulurken,
Alay ettikleri onları yiyip bitirecek.

Bu dörtlüğün ilk kısmında Televizyon, İnternet ve telefon gibi haberleşme cihazları sayesinde herkesin her haberi aynı anda öğreneceği, Dünya çapında yaygınlaşan ve marka olmuş restorant zincirlerinin toplumun hem en üst hem de en alt kesimlerine kadar hitap edişinin anlatıldığı düşünülmektedir. Dörtlüğün son kısmındaysa gelişen bilim ve teknoloji sayesinde herkesin malumu olduğu üzere bilim adamları ve uzmanlar dünyanın geleceğine dair Göktaşı çarpması, Küresel ısınma, buzulların erimesi, depremler gibi pek çok felaket senaryosu için milyarlarca dolar kaynakla yüzbinlerce veriyi işleyerek en olağan tahminleri yaptıkları fakat bu bilgilerinin hiç fayda etmeyeceği çünkü felaketin hiç beklemedikleri hatta hafife aldıkları bir konudan kaynaklanacağı şeklinde yorumlanmaktadır.

Mumlar sönmüş, Krallar düşmüş, şehirler kasabalar bomboş
İnsanları bir sarhoşluk hastalığı kaplamış ki daha önce eşi görülmemiş
Ne Vatikan’nın vebası Ne Asya orduları, bu kadar çok insan öldürememiş
Ulusları bir gecede aydınlık çağlardan karanlık çağlara sürüklemiş.

Dörtlük ilk satırdan itibaren çok dikkatli şekilde incelendiğinde Mumların sönüşü elektrik enerjisinin kaybolacağına, şehirlerin karanlığa gömüleceğine ve bunun neticesinde günümüzde ki teknolojik alt yapının tamamen işlevsiz hale geleceğine açık bir atıf vardır. Krallardan kasıt ise devletler olup bir çeşit hastalık sebebiyle dünyada ki devlet otoritelerinin kaybolacağı ve yerleşim yerlerinin boşalacağı hastalığın en belirgin özelliğinin ise yakalanan insanların alkol tesirinde ki bir insan gibi hareket edeceği şeklinde rahatlıkla yorumlanabilir. Ayrıca bu hastalık Kahinin yaşadığı dönemlere kadar varlığını sürdüren, o tarihe kadar dünyanın en korkunç hastalığı olarak kayıtlara geçen ve Avrupa’nın 3/2 sini yok eden kara vebadan hatta Asya’dan Avrupa’ya gelip insan ölülerinden dağlar yapan Cengiz Han’ın acımasız ordularından bile daha ürkütücü ve daha evvel hiç görülmemiş türde bir hastalık olacağını anlatmak istemektedir. Ayrıca yine ünlü kahin kehanetlerin kalan kısmında başka 4 lüklerde de hastalığa sıkça değiniliyor ve çıkacak olan büyük savaşlardan bile çok daha fazla can alacağını, bu salgının uzun süreceğini ve sadece ilkel şartlarda yaşayan çok az sayıda insanın kurtulacağını söylüyor.

Tanrı’nın kentinde büyük bir gök gürültüsü olacak.
İki kardeşten birisi buhranlı günlerde parçalanırken kalenin sürgüsü kırılacak.
3. Büyük savaş kaostan sonra başlayacak.
Savaş’ın adı büyük olacak. Savaşacak ne asker nede kılıç bulunmayacak.

Bu kehanetin 2019’a değil de daha da ileriki yıllara ait olduğu düşünülmektedir. Dörtlüğün sadece son iki satırı yorumlanabilmiştir. Yoruma göre yaşanacak büyük bir buhran veya felaket neticesinde teknoloji ve insanların gelişimi gerileyecek ve insan nüfusu azalacak. Kaos ortamı bitince insanlar aralarında savaşa tutuşacak ancak tarafların çok az askeri olup teknolojik silahlardan mahrum olacaklar. Bu olayların da bir evvel ki dörtlükte bahsedilen salgın hastalıklarla ilişkilendirildiği düşünülmektedir.

Michel de Nôtre-Dame’ın dörtlüklerini deşifre edip yorumlamak günümüzde adeta ismi konulmamış bir uzmanlık alanı gibidir. Ona dünyanın en büyük kahini denmesi elbette boşuna değildir. Küçük olaylara dair yaptığı kehanetler büyük oranda yorumlanamamış olsa da büyük olaylar için yaptığı kehanetler son derece isabetlidir. Dünya ve insanlığa dair kaleme aldığı tüm kehanetleri gerçeklerle ve zamanlamasıyla birebir örtüşür şekilde gerçekleşmektedir. Ancak Dünya savaşları gibi büyük felaketler dahi yaşadığımız yıllara dair yaptığı kehanetlerin yanında çok iyimser kalıyor.

1 YORUM

CEVAP VER

*