Mars… Masmavi gökyüzü, Yemyeşil dağları, tertemiz akarsuları ve heybetli okyanuslarıyla yaşam dolu bir gezegen. Bu cümleyi duyanlar eminim bir karışıklık olduğunu düşünüyordur. Ancak çok değil 70 – 80 sene öncesine kadar Mars gerçekten de böyle bir gezegendi. Videoyu sonuna kadar dikkatle izleyin. Bu şaşırtıcı iddianın ne denli doğru olduğunu açık, net delillerle görecek ve hayretler içerisinde kalacaksınız.

Latince Mars veya Arapça Merih, Güneş Sistemi’nin Güneş’ten itibâren dördüncü gezegeni. Roma mitolojisindeki savaş tanrısı Mars’a ithâfen adlandırılmıştır. Yüzeyindeki yaygın demiroksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için Kızıl Gezegen de denir. Sizlere Mars’ın dünyaya uzaklığı yüz ölçümü gibi internette her yerde bulunan bilgileri uzun uzadıya anlatmayacağım. Birleşik devletler ordusunda görev yapmış pek çok insan farklı zaman dilimlerinde Mars’a gittiklerini söyleyerek başta Atmosferin yaşanabilir olduğu olmak üzere değişik iddialar ortaya atmıştır. Bu kişilerin başında Randy Cramer, Michael Ralphy Eski Amerikan başkanı David Eisanhower’in torunu Laura Eisenhower gibi pek çok isim bulunuyor. Şaşırtıcı şekilde Ayrı zamanlarda görev yapan bu insanların iddiaları en ufak detayına kadar örtüşmektedir. Öte yandan basına konuşanların bir çoğu şüpheli şekilde ölmektedir. Nasa Mars’a ait pek çok fotoğrafı dünyaya sürekli servis ediyor. Yapılan incelemlerdeyse Nasa’nın bu Mars’ın rengini bilinçli olarak değiştirdiği anlaşıldı. Çekilen fotoğraflarla oynanarak Mavi olan gökyüzü Kırmızıya çevriliyor. Bu fotoğrafa dikkatle bakın bu Marsa inen bir aracın fotoğrafı Ancak paraşütte ki Mavi olması gereken nasanın logosu kırmızı. Muhtemelen montajlanırken gözden kaçırılmış bir detay. Fotoğrafta kırmızı görünen gökyüzü de de dahil herşey aslında mavi. Mars’ta çekilmiş bir takım değişik görseller var. Öncelikle bunlara bir göz atalım.

Fotoğrafta görünen büyük kaya doğal çevre oluşumuyla uyumlu değil. Bir şeyleri saklamak için sonradan eklenmiş. Kayayı kaldırıp fotoğrafı orijinal haline getiriyoruz. Dikkatle bakın bir tür taşıt hemen göze çarpıyor. Öyleyse bu araçları kim kullanıyor? Burada’da kaza yapmış veya bir şekilde kırılmış bir araç dingili. İşte bir başka araç daha bunun üzerinde ilginç şekilde bir haç sembolü dikkat çekiyor. Almanların 2. Dünya savaşında kullandığı Volkswagen tarafından üretilen askeri araçların adeta bir kopyası gibi

Peki ya bu çok düzgün açılmış delikler nedir? Bu delikler gezegenin her tarafında ve teknoloji ürünü aletlerle açıldığı oldukça açık. Nasa bu muntazam deliklere uzaydan düşen meteorların sebep olduğunu iddia ediyor. Mars’ın altının tüneller ağıyla kaplı olduğu Nasa tarafından açıklandı.  Mars dağlarında da oldukça düzgün açılarla açılmış bunun gibi kare girişli tüneller bulunuyor. Bu solucana benzer şeylerse inanılmaz genişlikte saydam bir malzemeden yapılmış silindirik tüpler. Mars’ın hemen her bölgesinde bunlara rastlanıyor. Belki de zamanında burada konuşlu kime ait olduğu bilinmeyen üsleri birbirlerine bağlamak için kullanılıyordu. Değişik şekilli bir kaya önündeki düzgün yuvarlak çukura dikkat edin. Oldukça düzgün ve itina ile kare olarak yontulmuş bir başka kaya parçası.  Ya bu nedir? Eski konvansiyonel bir tesisin harabesi olabilir mi? Buda muhtemelen dev bir heykelin kopmuş yahut kumlara gömülmüş kafa kısmı. İlkel kabilelerin taptıkları putlara ne kadar çok benziyor değil mi? İşte burada Mars sfenksi olarak da bilinen meşhur yüz. Burada da dağın eteklerinde ki kayaya oyulmuş yaklaşık 15 metre yüksekliğinde bir figür. Burada da 30 metre yüksekliğinde ki bir başkası Antik Mısır’da ki tanrı tasvirlerine çok benziyor… Buda meşhur Mars piramidi Boyut olarak Mısır piramitlerinden farklı olsa da onlarla aynı koordinatta konumlanmış durumda.  Burada size bir başka bilgi daha vereyim. Nasa’nın ilk ay görevi olan Apollo 11’in ayda ineceği yeri belirlemek için uzun süre ummalı çalışmalar yürütülmüştü.  Ekibin başında ise Bir astronom, fizikçi veya uzay bilimci olmayan bir isim vardı. Bu kişi Mısırlı Farouk El Bazdı ve uzmanlık alanı antik Mısırdı. Apollo 11 in Ay’da ki iniş yerini de Hiyeloglifler de Ay hakkında verilen bilgilere dayanarak belirlemişti. Dünyanın en büyük uzay araştırmaları merkezi İlk defa gerçekleştireceği milyarlarca dolar harcadığı bir görevi Uzay hakkında en ufak bilgisi olmamasına karşın ona emanet etmişti! Marsta su olduğu Nasa tarafından açıklanmıştı. Su varsa hayatta vardır. Birde şu garip hayvanlara bir bakın. Kemirgen bir yaratık… Bir başka büyük baş… Ya bu sürü? Buda marsta yaşayan gelişmiş bir ırk olabilir mi?

Dünya dışı yaşama inanmıyor olabilirsiniz. Ufoların yahut uzaylıların bir saçmalıktan ibaret olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak şu ana kadar gördüklerinizi ve duyduklarınızı basit kamera hataları veya ucuz komplo teorileriyle açıklayamayacağımızı da kabul etmeliyiz. 2021 senesinde Mars’ın resmi olarak kolonileştirilmesine başlanacak. Bunun için dünyanın çeşitli ülkelerinden 50 kadın ve 50 erkekten oluşan bir Astronot grubu seçildi. Bu 100 kişilik grup marsa bir daha dünyaya dönmemek üzere gönderilecekler ve elbette ki pek çoğu orada beraberlik yaşayarak çocuk sahibi olacaklardır. Mars’taki yer çekimi dünyadan daha düşük olduğu için bu yeni doğacak çocuklar oldukça uzun boylu olacaklardır. İlk Dünya asıllı Mars vatandaşları. Astrofizik Profesörü John Brendenburg ve ekibi Mars atmosferi üzerine yaptığı kapsamlı analizlerde Atmosferdeki xenon izotoplarının şu anki durumunun ancak çok kuvvetli bir nükleer patlamayla gerçekleşebileceğini ortaya koymuştur. Ayrıca Mars’ın yüzeyinde normal oranın çok üzerinde Uranyum ve toryum tespit edilmiştir. Astronom Light Tombo 1941 senesinde Mars yüzeyinde teleskopla gözlem yaptığı esnada 2 büyük patlama olduğunu resmi kanallara rapor etmişti… İngiliz internet korsanı Garry Mckinnon 2001 senesinde Nasa’ya tarihinin en büyük hack saldırısını gerçekleştirerek yüksek güvenlikli sunucularına sızmayı başardı. Sunucularda gördükleri ise inanılmazdı Nasa’nın Mars’a dair yayınladığı fotoğraflar yayınlamadıklarının yanında devede kulak kalıyordu. Öte yandan yayınlanan fotoğrafların renkleriyle oynanmamış sansürler konulmamış orijinal hallerinin de bulunduğu dev bir arşivde buldu. Şu an gördüğünüz darkwebe sızdırılmış Garry Mckinnon Nasa sunucularından elde ettiği Mars’ın Marineris vadisi adı verilen büyük kanyonda bulunmuş bir tür canlıya aittir. Hacker sunuculardan fotoğrafların yanı sıra bazı belgelerde elde etti. Bunlar görev yapan personel ve görevlerde kullanılan büyük küçük cihazların tanımları ve kullanım şemalarının yanı sıra bir tanesi de Mars’ın kısa tarihi başlıklı bir bilgilendirme yazısıydı. Oyuk dünya kuramını hepiniz duymuşsunuzdur. Kısaca bahsetmek gerekirse Dünyanın içi boştur ve buraya kutuplardan bir giriş vardır. Antik uygarlıklardan özellikle eski Hindu yazmalarından elde edilen bilgilere göre Bu yer altı uygarlığının iki büyük şehri Agartha ve Şamballadır. Burada gelişmiş bir insan ırkı yaşadığı düşünülür. Yer altında böyle şehirler ve gelişmiş bir uygarlık var mı net olarak bilinmez ama Dünyanın içinin büyük oranda boşluk olduğu ve devasa okyanuslar barındırdığı bilimsel hipotezlerle kesinlik kazanmıştır. İşte belge göre marsta tıpkı böyledir ve yüzeyinde bulunan binlerce delik yüzey altında ki tüneller sistemi göz önünde bulundurulduğunda bu oldukça da mantıklıdır. Buna göre Mars’ta Bir çok canlının yanı sıra 2 ayrı zeki ırk daha yaşamaktadır. Bunlar yüksek teknoloji sahibi gelişmiş ırklardır ve nüfusları arttıkça birbirlerine üstünlük kurabilmek için çekişmeye başlamışlar çok geçmeden de bu çekişmeler savaşa kadar gitmiştir. Bunun öncesindeyse sık sık dünyayı ziyaret ettikleri ve gözlemler yaptıkları büyük olasılıkla Eski çağlarda Mısırlılar, mayalılar, aztec ve incalar gibi astronomide ilerlemiş toplumlarla iletişim kurdukları ve onlara kendi inanç sistemlerini aşılayarak kısıtlı teknoloji paylaşımında bulundukları anlatılmaktadır. İlginç şekilde yukarıdaki uygarlıklar zikredilse de Sümerlilerle bir bağlantıları olup olmadığı belgede açıklanmamıştır. 

Nihayetinde savaş oldukça kızışmış 1941 senesinde ise iki uygarlık nükleer silahlarla birbirlerini yok etmiş ve Mars’ı bir harabeye çevirmiştir. Ancak yine de kurtulmayı başaranlar vardır ve bunlar yüzeyin altında yaşamlarını sürdürmeye devam etmektedir. Ayrıca belgenin devamında Mars’ın harabe şehirlerinin bir takım yer altı girişlerinin ve başkaca önemli yapılarının gösterildiği kapsamlı bir harita vardır. Nasa’nınsa çekip kamuoyuna servis ettiği fotoğrafların resmi görevlerle araştırdığı bölgelerin tamamı bu harabelerin ve yapıların uzaklarında bulunan ıssız yerlerdir. Bu belge öylesine okunduğunda fantastik bir bilim kurgu senaryosu gibi geliyor olsa da Belgede bahsedilen nükleer patlamanın doğrulanmış olması, fotoğraflanan karelerde ki gariplikler. Piramitlerle birebir aynı koordinatlar da bulunan mars piramitleri ve belgenin ele geçiriliş şeklini göz önünde bulundurduğumuzda Video boyunca görüp duyduklarımızın tek mantıklı açıklaması olduğunu anlıyoruz.

CEVAP VER

*