Elit yolcuları İsviçre’ye taşıması için 108 yıl önce özel olarak oluşturulan bir tren.
Rutin bir rotada devam eden keyifli bir güzergah… Ardından yaşanan garip olaylarla beraberinde ki yolcular ve değerli kargolarıyla ortadan kaybolur. Uzun süre sonra farklı bölgelerde insanlar bu treni görmeye başlar. Ancak her defasında sırra kadem basar.  Son olarak 1993 senesinde Roma’da ilk hareket ettiği tarihi istasyonda bir daha kaybolmamak üzere ansızın ortaya çıkar. Tonlarca ağırlıkta ki koca bir tren 82 senedir nerededir? Bu sorunun cevabını makalemizde birlikte vereceğiz.

Raylı sistem taşımacılığının dünya sahnesine çıkış tarihi 1800lü yılların ilk çeyreğine denk gelir. İlk amacı çıkarılan metal nevi madenleri gidecekleri yere ulaştırmaktır. Nitekim o dönemlerde hayvanların çektiği araçlarla yapılan taşımacılık bu ağır tonajlı madenleri nakil etmek için kafi gelmiyordu. Zaman geçtikçe önemi anlaşılmaya başlanan demir yolu taşımacılığı aldığı taleple günden güne popülaritesini arttırmayı başarmıştır. 1900 lere gelindiğin de hemen hemen tüm dünya ülkelerin de az yada çok demir yolu taşımacılığı yapılmaya başlamıştı. O dönemlerde Mustafa Kemal Atatürk, Sovyet diktatör Lenin gibi hemen her dünya lideri şahsına özel dizayn edilmiş vagonlarla memleketleri gezmekteydi. Ayrıca benimde özel bir ilgi duyduğum model trenciliğin kökeni de bu dönemlerde yapılan demir yolu ve vagon maketlerine dayanır. Demir yollarının yaygınlaşmasıyla trenlerle ilgili paranormal efsane ve söylencelerde ortaya çıkmaya başlamış bazı makinistler doğa üstü olaylarla karşılaştıklarına dair yeminli ifadeler vermiştir. Az sonra size anlatacağım hadisede aynı bu şekilde bir demir yolu efsanesiyken kaybolmasının ardından geçen 83 senenin ardından perona yanaşmasıyla ve içerisin de bulunanlarla bir anda gerçeklik kazanmış ve herkesi şaşkınlığa uğratmıştır. 1911 senesin de İsviçre’nin henüz yeni yeni dünyanın finans merkezi olmaya başladığı bir dönemde hem bölgeyi gezmek hem de yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmek isteyen bazı önde gelen İtalyan aileleri bölgeye gitmeye karar verir. Bu yüzden de ihtiyaçlarına karşılayacak bir tren oluşturulur. Vagonlar 19 metredir ilk vagon özel olarak ortadan bir plakayla bölünerek yarısı çelik kaplanır ve bir kasa haline getirilir. Bunun sebebi ise İsviçre’ye gidecek olan bu elit kafilenin yanlarında yüklü miktarda değerli eşya taşımak istemesidir. Vagonları saatte 45 km hız yapabile Zanetti isimli buharlı lokomotif çekecekti. O dönemlerde trenler adlarını onları çeken lokomotiflerden alırdı.

Zanetti ekspresi kasım 1911 tarihin de 106 yolcu ve 3 personelle Roma Termini Tren istasyonundan ayrıldı. Güzergah icabı sırasıyla geçilen şehirlerin ardından İsviçre’den evvel ki son İtalyan şehri Milano’ya sorunsuz şekil de vardı. Yoluna devam eden Zanetti ekspresi Varese yakınlarında dağlık demir yolu bölgesin de ki Lombardiya tüneline girdiği esnada 24 kasım 1911 de ortadan bir anda kayboldu. O sırada en arka vagonun balkonun da sigara içmekte olan 2 yolcu son anda trenden atlayarak kurtulmayı başardı. Yolcuların ifadesine göre tünelde masmavi çok parlak bir ışık ve insanın tüm benliğini kaplayan dip bir ses duymuşlardı. Bu sebeple de korkarak trenden atladılar sonrada zanetti ekspresi bir anda ortadan kayboldu. Lombardiya İtalyan tarihinin en esrarengiz bölgelerinden bir tanesi. Lombardiya ismi ise bölgede yaşayan esrarengiz bir halktan Lombardlardan gelir. Lombardlar, Elbe ile Oder nehirleri arasında, daha sonra da Ren Nehri kıyılarında yerleşmiş Barbar Cermen halkının bir kısmına verilen isimdir. Lombardlı tarihçi Paulus Diaconus, Lombardların tarihi adlı eserinde Lombardların soyunun, İskandinavya’da yerleşik Winnili isimli küçük bir kabileden geldiğini yazmıştır. İtalya’nın Milano kentini de içeren Lombardia bölgesine yerleştiler. Bu bölgede kurdukları Lombardlar Krallığı devleti Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nu kuran Şarlman tarafından yıkılmıştır. Lombardlar, doğuda Slavlar ve Heruliler ile komşuydu. 527’de Lombardlar, Gepidler’i yenerek Pannony Yöresi’ne kadar büyüdüler. İslam’ın yayılışı sırasında Lombardlar sınırlarını Roma’ya kadar büyütmüş ve Abbasilerle komşu olmuşlardır. Lombardların dini inanışları temel olarak putperest Viking inanışlarına dayanıyordu. Yine de dini doktrinlerini farklı ve vahşi şekilde geliştirmişlerdi. Vikinglerden kalma tanrılarına sık sık insan kurban ediyor, ve kan ritüelleri yapıyorlardı. Avrupa’da hristiyanlık yayıldıktan sonra dahi bu inancı asla benimsememişler kendi inançlarından kopmamışlardı. Kilise tarafından tüm bir halk olarak kafirlikle suçlanan Avrupa da ki tek topluluktur. Günümüzde azınlık halinde Milano ve civarında yaşamlarını sürdüren Lombardlar Hristiyanlığı kabul etmiş görünseler de pratikte putperest inançlarından pek çok uygulamayı devam ettirmektedir. Konumuza dönecek olursak Lombardiya tünelinin bulunduğu yerde buraya Tünel açılmadan evvel devasa bir mağara bulunuyordu ve bu mağara tarihi lombard kayıtlarına göre farklı boyutlara açılan bir portaldı.

Kutsal bir yerdi ve sık sık burada insan kurban ediliyordu. Zanetti ekspresinin kaybolmasının ardından tünelde ve bölgede yapılan incelemeler bir netice vermedi ve tren bulunamadı. Tünelin duvarlarında sürtünme izi yoktu ancak yer yer büyük yanık lekeleri göze çarpıyordu. Yetkililere göre bu vaka o dönemler çok yaygın olan bir tren soygunuydu ve içinde bulunan değerli eşyalar için yapılmıştı. Gerçekten de posta trenleri dünya çapında sık sık soyuluyordu ancak bir fark vardı; komple bir trenin çalındığı hiçbir yerde görülmemişti. Nihayetinde sadece demir yolu güzergahında hareket edebilen tonlarca ağırlıkta ki bir aracı çalmak imkansızdı. Trenden kurtulan tanıkların ifadesiyse dikkate dahi alınmadı. Olay unutulup tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştı. 1926 senesinde kaybolan biryolcunun yakın akrabası yerel gazetelere demeç vererek İtalyan hükümetini suçladı. İddiasına göre Bazı tren yolcularının bürokratlara rüşvet verdiği ve pek çok hükümet yetkilisinin başkaca kirli ilişkileri vardı. Ayrıca trende de çok fazla değerli eşya vardı bu sebeple treni ortadan devlet kaybetmişti. 1935 senesin de İtalya’dan 10.000 km uzakta Meksika’da bazı kişiler 3 vagon ve bir lokomotiften oluşan tren gördüklerini iddia etti. Ortak noktalarıysa trenin lokomotifinde zanetti yazdığını ve vagonların perdelerinin kapalı olduğunu söylemeleriydi. Hatta bir tanesinin elinde delilde vardı iddiasına göre vagonlardan birinin kapalı perdesinin ardından bir tütün tabakası atılmıştı. Bu gümüş tabakanın üzerinde Zanetti 1911 İtalya yazısı dikkat çekiyordu. Daha da ilginci bu tabakalar yolculara bu yolculuğunu hatırsını yaşatmak için 106 adet özel olarak yaptırılıp trendeyken hediye edilmişti. 2. Dünya savaşı sırasında stratejik önemi sebebiyle bombardumana tutulan İtalyan demir yolları pek çok zahiyatın yanı sıra Lombardiya tünelide çökmüştü. 1950 senesinde bir iddiada Hindistanlı köylülerden geldi. Olayın üzerinden 39 sene geçmişti Köylüler köyün biraz ilerisinden geçen demir yolunda saat gece yarısını 10 dakika geçerken 3 vagonlu buharlı bir tren gördüklerini lokomotifin de zanetti yazdığını iddia ettiler. Bu iddiadan 24 sene sonra 1964 senesinde Rusya’nın kırım bölgesinde tren yine görüldü ve bu sefer 1 istasyon dolusu şahitte vardı. İfadelere göre önünde Zanetti yazan yolcu kompartımanlarının perdeleri kapalı 3 vagon ve bir lokomotiften oluşan tren altından kıvılcımlar çıkartarak istasyondan geçmişti. O dönemlerde trenler artık elektrikli olmuştu oysa bu tren buharlıydı. İfadelere göre tren raylara oturmuyordu.  İşin ilginç yanıysa Rus demir yolu sistemi ile Avrupa demir yolu sistemi genişlik olarak birbirini tutmadığından gerçekten de trenin raylara düzgün şekilde yerleştirilme imkanı yoktur. Bu kadar fazla görgü tanığı olunca Sovyetler konuyu araştırmak istedi. Yolcuların ayrı ayrı ifadeleri alınarak bazı psikolojik testlere tabi tutuldular.

KGB mahireti ile İtalya’da bir kayıt olup olmadığına dair araştırma yapıldı. Sonuç olarak bir istasyon dolusu insanın ilginç şekilde kolektif bir halüsinasyon gördüğü kanısına vardılar. Yine de raylarda normalin dışında sürtünme izleri de Sovyet yetkililerce tespit edilerek tutanak altına alındı. 1991 senesin de tren Rusya Pavlova’da bir kere daha ortaya çıktı. Hatta ifadelere göre tren raylarında dolanan tavukları ezdi. Bir Rus genci ağır ağır seyreden bu trene atladı. Daha sonrada kayıp olarak kabul edildi. Raylarda yine sürtünme izleri tespit edildi. Görgü tanıklarının iddiaları onlarca yıldır yapılan tanıklıklarla uyuşuyordu. Perdeleri kapalı 3 Vagonlu zaneti isimli lokomotif tarafından çekilen buharlı tren. Tüm ifadelerde ortak noktalar var en önemlisi de tüm görgü tanıklıklarının treni gördükleri tarihleri kayboluş yıl dönümü olan 24 kasım olarak vermeleri. Haberlerin Rus basının da çıkmasıyla bazı paranormal araştırmacılar konuya ilgi duydu. Sponsorlar bularak olayı kapsamlı şekil de araştırdılar ve tarih boyunca trene dair yapılan tanıklıkları tek dosyada topladılar. Ardından İtalya’ya giderek trenin kaybolduğu yer olan Milano’da ki artık yerinde olmayan Lombardiya tüneli civarında incelemelerde bulunup özel cihazlarla ölçümler yaptılar. Netice olarak bölgede normalin tam 60 kat fazlası elektromanyetik alan olduğunu saptadılar ve görünüşe göre bir zamanlar Tünelinde bulunduğu Lombardiya dağının derinliklerinde anomalinin daha da arttığını ortaya çıkarttılar. Araştırmanın sonucu olarak ortaya bir teori atıldı; Bu dağda gerçektende Lombardiyalıların tarihi kayıtlarında bahsedildiği gibi galaktik bir geçit vardı. Tren bu geçitin aktif olduğu bir dönemde tünele girmiş ve paralel bir evrene farklı zaman ve mekan algısıyla geçiş yapmıştı. Dünyanın elektromanyetik alanı ve enerji çizgileri devamlı olarak yer değiştirerek artıp azaldığı için Elektromanyetizmanın çok yüksek seviyelere ulaştığı farklı bölgeler de tren zaman zaman yine bizim evrenimize geçmiş ve enerji azaldığında diğer paralel evrene dönmüştü. Trenin kaybolduğu tarihten itibaren farklı farklı ülkelerde görülmesi buna bağlandı. Teoriye göre bu tren paralel bir evren ve bizimkisi arasında bir yerlerde bizim dünyamızın zamanına bağımlılığı olmadan sıkışıp kalmıştı. 1993 senesindeyse herkesi şaşırtan bir şey oldu.

24 kasım da tarihi Roma Termini tren istasyonun da 3 vagon ve bir lokomotiften oluşan buhar motorlu tren yavaş yavaş perona yaklaştı ancak peronun hemen girişinde durdu. Görgü tanıklarının ifadesine göre bu tren zanetti ekspresiydi. Görünüşe göre kaybolmasının ardından geçen 83 sene sonra geri dönmüştü. Yetkililer istasyonu apar topar kullanıma kapattı. Olaydan 1 hafta sonra yetkililer tarafından yapılan açıklamada bunun nostaljik bir gösteri olduğu iddia edildi. İlerleyen tarihlerdeyse Garın kapatılmasıyla trene giren ekipte bulunan bir yetkili bunun Kaybolan Zanetti treni olduğunu teyit etti. İçerisinde ki değerli eşyalar yerli yerindeydi yolcularsa iskelet haline gelmişti. Trenin daha sonra askeriyeye ait bir ambara çekilerek incelendiğini söyledi.

CEVAP VER

*