Bağırış çağırış bir aşk yaşıyorlardı. Karısı agresif, Kocası sinir küpü. Asla birbirlerine anlayışlı davranmıyorlar ama birbirleri olmadan da yapamıyorlardı. Yıllarca böyle sürdü bu. O sabah kadının huzur evinde olan dayısını ziyarete gitmek zorundaydılar.

1927908_570753136434976_533931373789632401_n

Bindikleri arabanın takla atması sonucu o kısacık anlarda, hayatın anlamsız olduğunu, birbirlerine doyamadıklarını ve haksızlık ettiklerini anlayacaklardı. Her şeyin bittiği acıyla karışık anlardı. Araba büyük bir sarsıntıyla sağa sola çarpıyor, arabadaki her şey savruluyor, her yere dağılıyor ve dağılırken birbirlerinde o çok sevdikleri bedenlere saplanıyordu. Cam kırıkları önce kime çarparsa onun canı daha çok yanıyor, diğerine varana kadar hızı kesiliyordu.

KADIN:
Önce kadın geldi kendine, kocasına seslendi ama cevap alamadı. Ancak nefes alıp verdiğini duyabiliyordu, rahatladı ve tekrar uykuya daldı. Uyandığında hava kararmıştı. Ürperti ile ıslaklık hissetti, üşüyordu. Tüm bedeni külçe gibiydi, hiçbir yerini hareket ettiremiyordu. Dışarıdan gelen yabancı seslerle içi rahatladı. Onları kurtarmaya gelmişlerdi. Birileri gürültü ile arabayı parçalamaya çalışıyorlar ancak oldukça ağır hareket ediyorlardı. Belli ki onları bedenlerine zarar vermeden olabilecek en iyi şekilde çıkarmaya çalışıyorlardı. Bir sıcaklık hissetti ağırlık basıyor, gözleri kapanıyordu. Tekrar derin bir uykuya daldı.

10345811_316903048486654_8038638765548845553_n

Uyandığında gözüne çarpan bembeyaz ışık rahatsız ediciydi. Gözlerini ovuşturmak istedi ama kolları sanki onun değildi. Üstelik bacaklarını da hissetmiyordu. Gözleriyle etrafa göz gezdirmek istedi ama beyaz ışık dışında hiçbir şey göremiyordu. O anda mucizevi bir şey oldu. Bir adam gelmiş onu olduğu yataktan kaldırmış ve hareketleriyle onunla gelmesini ima ediyor gibiydi. Sanki telepatik bir şekilde anlaşıyorlardı. Kalktı tüm gücü yerine gelmişti. Kolları da yerindeydi üstelik. Bacakları onu hiç bu kadar hafif yürütmemişti daha önce. Sanki pamuklar üzerinde yürüyordu. Cama doğru ilerlediler, adam dışarı bakması için işaret etti. Gördüğü şey gözlerinin kararmasına ve bir anda yere yığılmasına sebep oldu…

ADAM:
Kendine geldiğinde üzerindeki ağırlığın etkisinden olduğunu düşündüğü yorgunluk hissetti. Karısının gözleri kapalıydı ancak ona dönük yüzünde hissettiği nefesiyle rahatladı. Seslenmeye çalıştı ama kaburgalarındaki ağrı dayanılmazdı ve sesi çıkmıyordu. Aralıklarla birkaç denemede daha bulundu ancak yorgun düştü. Göz kapakları ağırlıkla kapandı. Mutluluk ve hüznü bir arada yaşadığı tuhaf bir duygu yaşıyordu. Uyumuyordu ama uykuda gibiydi. Bedeni aynı anda hem gevşeme hem de rahatlık hissiyle dolmuştu. Kulağında hissettiği ılık ıslaklıkla, dışarıdan gelen sesleri duymakta güçlük çekiyordu. Ve derin bir uykuya daldı.

19124_434518230058468_941227199593739551_n

Uyandığında çok sevdiği karısının başındaydı. Ne güzel uyuyordu. Yüzünde huzurla dolu bir gülümseme vardı sanki. Keşke sabah kalbini kırmasaydı. İyi ki ona bir şey olmamıştı. Aksi halde hayatı boyunca kendini affetmezdi. Bununla yaşamak zorunda kalmak düşüncesi bile canını yaktı. Karısının saçlarına dokundu. Biraz ıslak, biraz soğuk, biraz sarıydı sanki. Bu çok normaldi. Oldukça ciddi bir kaza atlatmışlardı. Arkasındaki kadın dokunduğunda, rüyadan uyanır gibi hissetti. Kadın sessizce dışarı çıkmasını emretti. Adam önde sessiz ve donuk yüzlü kadın arkada yürümeye başladılar. Koridor bitmiyor gibiydi. Her adımlarında daha bir yükseğe çıkıyor gibiydiler sanki. Bir an durdu ayaklarının çıplak olduğunu fark etti. Başı inanılmaz dönüyor ve nefes alış verişi düzensizleşiyordu. Birden aynı anda birçok insan sesi duymaya başladı. Sanki birileri panik halindeydi sesler gittikçe yaklaşıyor ve yükseliyordu. Ve o an o şok edici sesi duydu…

banner

CEVAP VER

*