İblisle Anlaşma – Ruhunu Şeytana Satan 5 Ünlü

2688

Ruhunu şeytana satmak deyimi… aslında bir deyimden fazlasını ifade eder. Tarihin çok eski dönemlerinden beri belli bir ritüel eşliğinde gerçekleştirilen bir anlaşmadır. İnsanın kendi kanıyla yazdığı ve imzaladığı bir anlaşmayı, şeytan kabul ederse insan şeklinde görünür ve kişiye ruhu karşılığında istediğini verir. Bu anlaşma süresi boyunca her iki tarafta anlaşmaya sadık kalmalıdır. Eğer kişi anlaşmayı bozacak bir şey yaparsa şeytan anlaşmanın süresi dolmadan kişinin ruhunu alabilir.

elite-dealBu olayla ilgili en bilinen isim dünya klasikleri arasında önemli bir yer edinmiş olan Gothe’nin Faust adlı eseridir. Bu eserde şeytanla bahse giren insanoğlunun hikayesi anlatılır. Faust, yeryüzünün sırlarını çözmek uğruna yaptığı araştırmalarla tüm gençliğini harcamıştır. Tüm bu çalışmalarının ardında elle tutulur bir sonuca ulaşamadığını gören Faust, hayatının en güzel yıllarını da harcadığını fark eder.

Faust, huzursuzluk ve memnuniyetsizlikten kurtarılma uğruna şeytanla anlaşmaya varır. Şeytan, onu hayata bağlayacağını, beşeri zevk ve hazlar sunacağını, gençliğini geri vereceğini vadeder ve hikaye bu temanın etrafında şekillenir. Bir çok ünlü kişinin ruhunu şeytana sattığıyla ilgili söylentiler vardır. Bunlar içerisinde en popüler 5 tanesini inceleyeceğiz.

RUHUNU ŞEYTANA SATAN 5 ÜNLÜ11.ROBERT JOHNSON (1911 – 1938)
Efsanevi blues gitaristi Johson, 1911’de doğup 1938’de ölmüş, efsanevi 27 yaş ölümlerinin ilkini gerçekleştirmiştir. Yapmış olduğu: Sweet Home Chicago, Cross Road Blues gibi bir çok hit şarkısı bulunan Johnson, blues’un babası olarak da bilinmektedir. Kayıt altına alınmış olan 27 şarkısı bilinmesine karşın daha sonraları 42 şarkısı daha meydana çıkmıştır. Çoğu blues şarkıcıda olduğu gibi Robert Johnson’da yokluk içinde büyümüştür. Çocukluğunu çiftliklerde küçük bir işçi olarak geçirir ve bu dönemlerde geçirmiş olduğu hastalıkla bir gözü kör olur. 16 yaşında hamile kalan karısı da doğum yaparken ölür ve Johnson kendini tamamen müziğe verir. Bir gece tarlaya giden Johnson’ın karşısına şeytan çıkar. Şeytan kendisine çok yetenekli ve ünlü bir blues gitaristi olmayı vadeder. Robert Johnson, şeytanın bu teklifini kabul eder, şeytan da gitarın akorunu değiştirerek kendisine verir. 1990 yılında, Johnson’ın gitarının üzerinde yapılan bir araştırma ise akorun gerçektende hiç görülmemiş ve anlamlandırılamayan bir akora sahip olduğunu gözler önüne serdi. Olayla ilgili diğer bir ilginç husus ise hiç kimsenin Johnson’ı gitarına akort yaparken görmemiş olması. Bu olay film sektöründe de kendine yer bulmuş olup Supernatural isimli dizinin 2.sezon 8.bölümünde konu olarak alınmıştır. Şimdi o diziden şu kısa videoyu izleyelim;
22.ADANA PİSKOPOSU THEOPHİLUS: (? – 538)
6. Yüzyılda, Adana civarlarında (klikya) yaşamış olan Theophilus, başpiskoposluğa seçilmiş fakat bu hakkından vazgeçmiştir. Yerine görevlendirilen piskoposça görevinden alınan Theophilus öfkelenmiştir. Bu öfkeyle şeytanla anlaşma yapma yolunu seçmiştir. Şeytan, piskopostan İsa ve Meryem’i inkar etmesini istemiş bunun karşılığında ise onu tekrar başpiskopos yapmıştır. Öfkesi geçince yaptığı hatanın farkına varan piskopos sonrasında tövbe etmiştir. Söz konusu olay “incil”de aynen geçmektedir.33.GENERAL JONATHAN MOULTON (1726 – 1787)
Jonathan Moulton, İngiltere’de kabine üyesi iken 1745’te görevinden ayrıldı ve Yeni İngiltere Ordusu’nda komutanlık görevine başladı. Hint Savaşı, Fransız Savaşı ve Kral George Savaşı gibi pek çok savaşta görev aldı. 1749 yılında evlendi ve 11 çocuğu oldu. Kısa bir süre içerisinde New Hampshire’ın en zenginadamlarından biri olmasıyla beraber şeytanla anlaşma yaptığı dedikoduları yayılmaya başladı. Anlatılanlara göre 1769 yılında Püriten kasabasında şeytanla anlaşır. Şeytan, Moulton’ın ruhuna karşılık her ay bir çizme dolusu altını getirecekti. Daha fazla altın kazanma hırsıyla gözü kararan Jonathan Moulton, bir gün çizmenin tabanını keser ve buraya bir delik açar… Çizmenin öncekilerden daha fazla altın almaya başladığını fark eden şeytan, Moulton’ın hilesini keşfeder ve öfkelenerek intikam almak için generalin evini yakar. Moulton öldükten sonra ceseti esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu ve bir daha bulunamadı.44.PEDER URBAİN GRANDİER (1590 – 1634)
Peder Urbain Grandier, Ortaçağ Roma Klisesi tarafından, cadılık suçlamasıyla yakılarak öldürülen katolik bir din adamıdır. Peder Grandier ile birlikte aynı manastır içerisinde kalan rahibeler bu yakışıklı papaza aşık olmuşlar ve aşkından histerik çığlıklar atarak üstünde başında ne varsa parçalayıp bahçe içerisinde şuursuzca koşturmaya başlamışlardır. Rahibeler her çığlığında şeytanın bedenlerinde cirit attığını ve akıllarını pederden alamadıklarını haykırmaktadırlar. Gün geçtikçe rahibelerin davranışları daha da tuhaflaşmış, olaylar avluda yağmur altında çıplak dolaşmaya ve kendilerine engel olmak isteyenlere zarar vermeye kadar varmıştı. Sonunda Vatikan’dan şeytan çıkarıcı papazlar geldi. Rahibelere şeytan çıkarma ayini düzenlediklerinde, rahibelerin ağzından çıkan sözlerden dolayı Peder Grandier’i suçlu buldular ve onu idam cezasına çarptırdılar. Olayı geniş çaplı araştıran Vatikan, pederin evinde, şu anda ekrandaki fotoğrafta gözüken ve altında İblis Lucifer’ın isminin de bulunduğu bir anlaşma kağıdı buldu. Bahse knu bu belgeleri Vatikan 2003 yılında internet uzerinden komu incelemesine açmıştır. Klise, pederi en ağır ölüm cezasıyla yakarak idam etti.55.ŞEYTANIN KEMANCISI NİCCOLO PAGANİNİ (1782 – 1840)
Paganini, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi kemancıları arasında gösterilir. Henüz 5 yaşındayken mandolin öğrenir ve 7 yaşındayken bestelerini yapmaya başlar. İlk turnesine çıktığında ise henüz 13yaşındadır. Kemanı o kadar güzel çalıyordur ki hiç bir insan bu kadar güzel keman çalamaz diyerek onun ruhunu şeytana sattığını ve bunun sonucunda şeytanın ona bu yeteneği verdiğini söylerler. Lakabı artık“şeytanın kemancısı”dır. Şeytanın, Paganini’ye performansları sırasında yardım ettiğini söyleyen insanlar da oldukça fazladır. Paganini sık sık konuşmalarında kilise karşıtı söylemler kullanmaktadır. Yaygın söylentilere göre şeytanla yapmış olduğu anlaşma nedeniyle kilisenin sözlerini inkar etmektedir. Bu anlayış ölümünden sonra da devam etmiştir.

Ölümünün ardından kemanının içerisine kazınmış şifreli bir mesaj ve şeytanla yaptığı kağıda kendi kanıyla olduğu tahmin edilen kanla yazılmış anlaşma bulunmuştur, ayrıca yakın tarihte discovery kanalın hazırladığı bir programda kemana yapılan testlerde özel kameralarla saptanan normal oranlardan çok fazla ısı dalgalanmaları tespit edilmiştir. Ölümünden bir süre sonra kemanı bir antikacı tarafından satın alınmış birkaç ay sonra antikacı feci şekilde yanarak can vermiş daha sonra keman bir koleksiyonerin eline geçmiş kısa bir süre sonra koleksiyoner de esrarengiz şekilde yanarak ölmüştür. Keman toplamda 4 defa el değiştirmiş ve her defasında kemanı alan kişiler kısa süre sonra ölmüştür. Kemanın paganini tarafından lanetlendiğine inanılmaktadır bu keman günümüzde müze haline getirilen Paganini’nin İtalya Cenova da bulunan evinde sergilenmektedir. Paganini’nin ölümünden sonra kilise karşıtı söylemleri sebebi ile mezarının üzerine kutsal toprak dökülmemiştir.

banner

CEVAP VER

*