Düşünce Fotoğrafçılığı ( Thoughtography )

1697

Düşünce fotoğrafçılığı, bir fotoğraf cihazı kullanarak veya kullanmadan, insanın düşünce ve imajlarının hassas bir fotoğraf filmi üzerine kaydedilmesini konu alan paranormal fotoğrafçılığa verilen addır. Parapsikoloji Sözlüğü’nde, düşünce fotoğrafçılığının fotoğraf filmleri üzerinde, paranormal yetilerin kullanılmasıyla, görüntüler oluşturmak veya zihinsel imaj tekniği olarak açıklaması yapılmaktadır. İlk olarak Ted Serios adlı yetenekli bir kişi tarafından başarılabilmiş ve tarihe geçmiştir.

camera-1
Ted Serios, fotoğraf makinesi objektifine konsantre olarak baktığında beynindeki düşünceyi kameradaki filme nakşetmekteydi. Oysa flaş patladığı anda, objektif, karşısındaki objenin resmini çekmeliydi. Bunun yerine “düşüncesinin fotoğrafı”nın çekilmesi, inanılmaz bir olaydı. Olayın fizik açıklaması şöyle olmalıydı: Telepatlar, aralarında “soyut eşya”; yani eksi bir nesneyi değiş-tokuş ediyorlardı. Gizli değişkenler mekanizması ise şu ilişkiydi: İki telepat, kendi bireysel tünellerini “süper uzay” (misaller âlemi) denen “toplu akıl-bilinçaltı” sistemde irtibatlıyorlar, oradaki düşünce kalıbını da eksi ağırlıktaki soyut kütle olarak değiş-tokuş edebiliyorlardı. Kozmik bilinç bu bağlantıyı kurunca; alıcı taraf, tünelin ucundaki soyut eşyayı yeniden beyninin saklı kanalında canlandırıyordu.

Ted Serios’un genellikle sarhoşken çektiği bu fotoğraflar, bir kartpostal biçiminde ve kenarları film yanığı şeklinde ortaya çıkmıştır. 2006, Aralık’ında ölen Serios, geriye yüzlerce fotoğraf, kitap ve yüzlerce soru işareti bırakmıştır. Daha sonra Aura fotoğrafı çektiği iddia edilen makineler yapılsa da hiçbirisi Serios’un fotoğrafları kadar gerçekçi ve net olmamıştır. Babasının ölümünden sonra çekimlerini oğlu Leo ile sürdüren Ted Serios, gemilerden Madonna’ya kadar geniş konularda düşünceyi yüzlerce insanın gözü önünde çekmeyi başarmıştır.

a1
Ted Serios’un bu yeteneği oldukça çarpıcıdır. Zihinde oluşan vizyonları fotoğraf filmi üzerine aktarıp, resmedebilen Serios, bu çalışmalarında değişik yöntemler kullanmaktadır. İçinde film bulunan bir fotoğraf makinesinin merceğini içine bakarak bu filmi etkileyebildiği gibi bazen de merceğin başka bir yöne çevrilmesi halinde de başarılı olabilmektedir. Uyguladığı en ilginç bir teknik de kalın bir zarfın içinde saklı bir resmi ‘görerek’, bunu yine bir’ fotoğraf filmi üzerine aktarmaktır, Bu olayda sanki durugörü yeteneğiyle PK olgusu birlikte kullanılmaktadır, Denver’li psikiyatrist Dr. Jule Eisenbud Serios üzerinde yoğun deneyler uygulamış ve “Ted Serios’un Dünyası” (The World of Ted Serios, Cape, 1968) adlı bir kaynak kitap yazmıştır. Bu yetenek, insanın sınırlarını zorlayan ruhsal güçlerden biridir. İnsan beyni, yoğun konsantrasyonla çeşitli şiddetler imajlar ve fikirler yayınlayabilir. Bu konsantrasyonun film şeritleri üzerine odaklanarak, imajinasyon enerjisinin şerit üzerinde çeşitli fiziksel ve kimyasal değişimler yaratması mümkündür.

Terim, Japon psikoloji enstitüsü eski başkanı Prof. Dr. Tomokichi Fukarai tarafından 1910’da ortaya atılmıştır. İnsan düşüncesinin, gümüş tozuna emdirilmiş duyarlı bir fotoğraf plakasını etkileyebildiğini keşfeden Fukarai, bu yolla elde ettiği biçim ya da oluşumlara “Düşünce Grafiği” ya da “Düşünce Fotoğrafı” anlamında “thoughtography” adını vermiştir. Kimi araştırmacılar, “düşünce fotoğrafı” terimi yerine, yine Fukarai’nin kullandığı “nen–graphy” terimini kullanır.

a2
İmajinasyon yeteneğinin gerek kimyasal etkisini ve gerekse seyyal maddeye olan etkisini gösteren düşünce fotoğrafı, ruhsal fotoğraftan farklıdır. Parapsişik gerçekleri objektif olarak ortaya koyan ve insan iradesiyle oluşturulan bir fenomendir. Bu olayın arkasındaki mekanizma şudur: Bir insanın sinir merkezlerinden parmak uçlarına kadar uzanan sinirlerdeki sinirsel seyyaleler ruhun zihinsel imajlarını taşırlar ve kaba maddeler üzerinde tezahürlerini gösterirler. Aynı şekilde, evreni dolduran maddeler de imajları taşıyarak, imajinasyon ürünlerini objektif değerler halinde sonuçlandırırlar.

Bir düşüncenin kendiliğinden yahut telkinle meydana getirdiği imaj önce kozmik madde üzerine etki eder, kendini orada gerçekleştirir ve sonra bu kozmik madde bir maddi ortamda kendini gerçekleştirir. İmajın fotoğraf plağı üzerinde yaptığı etki, kozmik maddeyi, astral maddeyi kullanan ruhsal kuvvetten doğmaktadır. 2009 Yılın da İngiliz Parapiskolog ve Okült olan David Kennedy Ted Serios’un sanrıları üzerinde çalışmaya başlamış ve sonuç olarak imajinasyon ürünlerinin fotoğrafa yansımasına sebep olan bazı değişik etkenleri bilim çevrelerince kabul gören bir tez haline getirmeyi başarmıştır.

oa3
Dr Kennedy 1 Nisan 1952 yılında Kaliforniya’da doğmuş İngiliz kökenli bir ailenin çocuğuydu 8 yaşındayken Kaliforniya’dan 40 km uzaktaki Chaster Wood’a gitti. Okula burada başladı. Kasaba doktoru olan babasının isteği ile tıpla ilgilenmeye başladı. Buradan mezun olduktan sonra büyük annesinin kalacak yer ve maddi yardım sağlaması üzerine Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Üç yıl sonra evren bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Kennedy daha sonra Parapsikoloji üzerine çalışmak üzere Amerika’ya dönerek Yale Üniversitesine gitti. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce Cambridge de profesör asistanı daha sonra da Oxford’ta Parapsikoloji Profesörlüğü görevlerin de bulundu. Bu dönemlerin de simya’nın kimyadan daha saygın bir bilim olduğu konusun da yazdığı tezler kimya çevrelerince büyük tepkiler çekti Dr Kennedy dayanakları çok güçlü olan tezlerini geri çekmek istemeyince istifa etmek zorunda kaldı. Bundan sonra parapsikolojik fenomenlere dayanaklar bulmak üzere dünya turuna çıktı, 4 sene süren turu esnasın da 26 tane tez yazdı. Spatyom tezinin günümüz de kabul gören derlemesi de Yine Dr Kennedy’ye aittir. Yazdığı tüm tezler saygın bilim yayınların da hızla yer aldı.

Turun ardından Amerika’ya yerleşerek bugün kullanılan bir çok parapsikolojik yönteminde temellerini oluşturacak olan bir dizi deney yürüttü. Bazı deneylere de dolaylı yoldan destek verdi bunlardan en ünlüsü ruh fotoğrafçılığı olan Scole deneyidir. Dr Kennedy’nin deneyine göre insanın bir çok farklı zihin hali vardır ve bu zihin hallerinin hepsi de imajinasyona doğrudan ve kesin şekilde etki etmektedir. Dr David Kennedy Denekleri üzerinde başlıca 2 teknik kullanmıştır.

a4
ASC: İnsanın Uyanıkken ki bulunduğu olağan şuur hallerinden farklı şuur halleri anlamına gelmektedir. Bilincin uyku sırasındakiyle uyanıkken normal ortamda ki farkı tanımlar. Hipnoz, trans, ekstazi, saykodelik ve meditadif durumlarda meydana çıkar. Özelikle uyku ile uyanıklık arasında ki kısa şuur en rahat parapsikolojik fenomenlerin yaşandığı aralıkır. Bu durum düşünce fotoğrafçılığı içinde geçerlidir.
Ekminezi: Hipnoz, Reenkarne veya Psikolojik ayrışma içerisinde ki kişilerde örneğin şizofren ve psikoz hastaları gibi içinde bulundukları yaşamda yahut geçmiş yaşamlarında ki izlenimlerin tekrar canlanmasına ve bunu sağlayan yönteme verilen addır. Bu yöntem reenkarnasyon olgusunu kabul etmeyen kimilerine bilimsel gelmese de Past-Life regression yani Türkçesi ile geçmiş hayat / gerileme yöntemi adı altında psikoterapite psikoterapist hekimlerce çeşitli üniversitelerdeki parapsikoloji kürsülerin de parapsikologlarca sık şekilde kullanılmaktadır. Alman asıllı ABD’li psikolog Helen Wambach bu yöntemi 1088 denek üzerinde uygulamıştır. Dr Wembach’tan sonra bu yöntemin kullanıldığı en ciddi deney Dr David Kennedy Tarafından gerçekleştirilen düşünce fotoğrafçılığı deneyleri olmuştur.

Dr David Kennedy’i bu konuda Ted Serios’un ardından çitayı oldukça yükseklere çıkartmış sadece filmli makinelerle değil dijital makinelerle de düşünceleri daha net şekilde fotoğraflamayı hatta anlık video görüntüleri dahi kayıt etmeyi başarmıştır bu çalışmaya dair bilimsel dergilere biri giriş diğeri gelişme olarak 2 tane makale yazmıştır. Dünya’nın dört bir yanından on binin üzerin de denekle başladığı bu masraflı deneyi anlaşılmaz şekil de bir anda bitirdiğini açıklamış ve deneye ait tüm bilgi, belge, fotoğraf ve verileri imha etmiştir. Denekler de medyanın baskısına rağmen konu hakkında konuşmayı red etmiştir. Bu deneyden günümüze kalan tek bilgi Dr Kennedy’nin yazdığı iki kapsamlı makaledir.

a5
2010 senesin de ise Rus İstihbarat servisi FSB’nin direktifleri doğrultusun da Moskova Devlet Üniversitesinin Parapsikoloji bölümünce deney farklı bir formatta yeniden başlatılmış, Açıklanan yol haritası uyarınca çalışmaların nihai hedefinin kişinin özel bir çabası olmaksızın tüm duygu ve düşüncelerini dijital ortama aktarmak olduğu vurgulanmıştır. Böyle bir gelişmenin yaşanması halinde dünya hukuk literatürünün baştan aşağı değişeceği kesindir. Rus bilim adamları bunun için kişinin olaylara verdiği tepkilere göre beyinde bulunan nöronların etkileşimlerini dijital ortam da ölçerek sonuca varmaya çalışmışsa da net bir sonuç elde edememişlerdir.

Yine Rusya’da bulunan Rus Milyarder Dmitry Itskov tarafından Kurulmuş olan Organizasyon 2045 bu konuda son derece kayda değer çalışmalar yapmış, Organizasyon Deneklerin den Sergey Krumov başından geçenleri Paraya çok ihtiyacım olduğu için kan vermeyi düşünüyordum sonra internette organizasyonun ilanlarını gördüm kobaylık maceram bu şekilde başladı. Orası filmlerde bile göremeyeceğiniz kadar ilginç ve sıradışı bir yer. benim gibi 7 – 8 ücretli denek daha vardı. ilk gün hiç bir şey yapmadılar sadece yemek yemememizi istediler. Ertesi günse vücudumuza bazı ilaçlar enjekte ettiler bilincimiz bulanıkta olsa yerindeydi bizleri sırayla mr cihazına benzer bir cihaza soktular ben 3. sıradaydım. Cihaza girince narin bir kadın benden çocukluğumu ve ölmüş akrabalarımı düşünmemi istedi bir süre sonrada başka bir iğne yaparak beni uyuttular uyandığımda başım çatlarcasına ağrıyordu hücre gibi bir yerdeydim bir doktor gelip elime fotoğraflar verdi yıllar önce ölen büyük annem ve büyük babam tam da hayal ettiğim şekilde fotoğraflardaydı. Bu beni çok şaşırttı şeklinde açıklamıştır.

CEVAP VER

*