Çocuk doğurma, bir veya birden fazla bebeğin gebeliğin sonunda anne rahminden vajinal yoldan veya sezeryan ile dışarıya çıkmasıdır.

2015 yılında dünyada 135 milyon doğum gerçekleşmiş olup gelişmiş ülkelerde doğumlar genellikle hastanelerde ve doktor kontrolünde gerçekleşirken gelişmekte olan ülkelerde ise evlerde geleneksel yöntemlerle gerçekleşmektedir. İnsan neslinin devamı için aynen ölümler gibi doğumda kati bir gerekliliktir. Tarih boyunca pek çok düşünür, bilim insanı ve teorisyen dünyanın sonunda doğacak çocuk hakkında fikir yürütmeye çalışmış ve bu konuda çeşitli eserler kaleme almışlardır. Ancak bunlar son derece fantezi ürünü eserler olarak anılmaktadır. Dünya üzerinde doğacak son çocuk için Yahudi kaynaklarında üstü kapalı İslam kaynaklarında ise açık bilgiler mevcuttur. İbnü’l Arabi’nin tasavvuf alanındaki en önemli eseri olan Fusüs’ul Hikem bir rüyaya dayanır. Bu rüyada İbnü’l Arabi Hz. Peygamberin kendisine bir kitap verdiğini ve onu insanlara ulaştırmasını istediğini belirtir. İbnü’l Arabi de hiçbir yorum katmadan bu kitabı aktardığını söyler. İbnü’l Arabi’nin Fusüs’ul Hikem adlı eserinin Şit Peygamber bölümünün son konusu olan son doğacak çocuk bölümü şöyledir. İnsan türünden doğan son kişi Şit Peygamber fıtratı üzerindedir ve Şit’in sırlarının taşıyıcısıdır. Ondan sonra insan türünde doğacak kişi yoktur ve bundan dolayı o çocukların sonuncusudur. Onunla beraber kız kardeşi doğar. Ondan evvel çıkar ve kendisi başı onun iki ayağının yanında olduğu halde kız kardeşinden sonra doğar. Bu çocuk Çin’de doğar. Dili de doğduğu ülkenin dilidir. Bu dönemde erkek ve kadında kısırlık yayılır. Gebelikle sonuçlanmayan cinsel birleşmeler artar. Bu son çocuk onları Allah’a davet eder. Ama kendisine karşılık verilmez. Allah onu ve devrinin müminlerinin canını aldığında ise geride kalanlar hayvanlar gibi kalır. Onlar ne helal bilir ne haram bilir. Akıldan ve şeriattan soyut salt şehvetle doğalarına göre davranırlar. Artık onların üzerine kıyamet kopar.

CEVAP VER

*