Bir anda ortaya çıkan gizemli bir virüs… Çıkış tarihi ilk görüldüğü şehirler oldukça manidar ve bir yerlere verilen bir mesaj niteliğinde. Hastalık Türkiye’ye gelecek mi daha ne kadar yayılacak? Kaç kişiye bulaşacak? Virüs küresel bir yok oluşu tetikleyebilir mi?

 

İnsanlık tarihi boyunca pek çok salgın hastalık ortaya çıkmış özellikle kara veba orta çağ Avrupasın da nüfusun 3/2 sini yok etmiştir. Günümüz virüslerinde ise durum çok daha farklı. Nitekim gelişen teknoloji ile birlikte Virüsler artık Laboratuvar ortamında biyolojik silahlar olarak tasarlanıp sürekli yeni varyasyonları geliştirilmektedir. 2018 ve 2019 senesinde gerek bu konularda yapmış olduğum videolarda gerekse de instagramda açtığım canlı yayınlarda 2020 senesinde değişik virüs salgınlarıyla dünyanın sarsılacağını sizlerle paylaşmıştım. Kült TV’ye abone olarak araştıran insanlar topluluğunda ki yerinizi aldıysanız Başlayan salgının gerçek yüzünü ve olası etkilerini gözler önüne sereceğimiz videomuza geçelim. Virüs ilk olarak 2019 Aralık ayında Çin’de 11 milyon kişinin yaşadığı Wuhan kentinde bir balık pazarında ortaya çıktı. Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, Guangdong kentinde iki kişinin virüsü başka hastalardan kaptığını duyurdu. Daha önce virüsün sadece hayvandan insana bulaştığı sanılıyordu. Çin yeni yılı nedeniyle milyonlarca kişinin gelecek birkaç gün içerisinde seyahat etmesi bekleniyor. Bu süreçte salgının yayılma hızının artması olası bir durumdur. Çin dışında vakalara da rastlanmış durumda. Şimdide Tayland’da iki, Japonya ve Güney Kore’de de birer Avusturalya’ da 4 Amerika Seatle’da ise 8 kişinin virüse yakalandığı tespit edildi. Bu kişilerin bazılarının kısa süre önce Wuhan’ı ziyaret ettikleri de açıklandı. Virüs’ün yayılma tarihi oldukça manidar.

Tam milyonlarca insan tatil için seyahat edecekken, dünyanın dört bir yanına virüsü yayabilecekken bir anda ortaya çıkışı, Öte yandan Abd Çin ticaret savaşlarının göbeğinde virüs salgınının patlaması. Ha birde Abd de onlarca kent varken ilk olarak Seatle’da ortaya çıkışı. Bu ince noktaları görebilenler bunun öyle doğal yollarla ortaya çıkmış sıradan bir salgın olmadığını gayet açık şekilde anlayabilirler. Şimdi virüs’ün yapısına bir göz atalım. Tam olarak tanımlanamasada uzmanlar virüs’ün koronavirüsleri ailesinden olduğunu ilan ettiler. Coronavirüsler geniş bir virüs ailesi olmakla birlikte sadece altısının (yenisi ile birlikte 7) insanları enfekte ettiği biliniyor. Wellcome Trust’tan Dr. Josie Golding hastalığın Sars’a benzerliği üzerine “Sars’ın güçlü bir anısı var, burası çok fazla korkunç geliyor, ancak bu tür hastalıklarla başa çıkmak için çok daha hazırız” diye açıklama yapmıştı. Elbette yetkililer her daim toplumda panik yaratmamak adına bu tarz açıklamalar yapmaları normaldir. Coronavirüsler, Nidovirales sırasına göre Coronaviridae ailesindeki Coronavirinae alt ailesine ait virüs türleridir. Koronavirüsler, pozitif duyarlı, tek sarmallı bir RNA genomu ve nükleokapsitli bir sarmal simetri ile sarılmış virüslerdir. Fakat bizim virüs’ümüzün farklı Çift sarmallı RNA genomu ve hem pozitif hem negatif duyarlı oluşudur ki buda Laboratuvar ortamında geliştirildiğinin açık bir kanıtıdır aslında. Çift sarmallı RNA genomu ve negatif pozitif duyarlı oluşu ne anlama geliyor onu biraz açalım.  Dünya üzerinde insanlar arasında hızla yayılacak virüslerin neredeyse tamamen genetik kodlarının ve davranış mutasyon eğilimleri biliniyor. Virüsleri tespit etmenin en başarılı yolu nükleik asitlerin belirlenmesi – ya da DNA veya RNA, Nükleik asitler, bir virüsün kendisini nasıl inşa edeceğini söyleyen moleküler malzemelerdir.  Harita elinizde olduğu sürece korkmanıza gerek yoktur. Koronavirüsler de buna dahildir ancak Salgına sebep olan virüs tam olarak koronavirüs değildir. Koronovirüs baz alınarak yeniden genetik kodlamaya tabii tutulup modifiye edilmiştir. Buda virüsün davranış ve mutasyon eğilimlerini önceden tahmin etmemize imkan vermiyor. Laboratuvar ortamında geliştirilen virüslere ne zaman ne şekilde mutasyon geçireceği önceden kodlanabiliyor. Yani virüs şu an antibiyotiğe duyarlıysa 2. Mutasyonda Antibiyotik işe yaramayabilir veya solunum yoluyla bulaşıyorsa yeni mutasyonda tükürük yoluyla bulaşabilir ve yaptığı tahribat başlı başına farklı bir hal alabilir.  Dünya ülkeleri salgına karşın bir çok tedbir alıyor.

Bu tedbirlere göz atınca insanlar rahatlıyor kim neler yapmış kısaca göz atalım. İlk vakanın pazartesi günü duyurulduğu Güney Kore’de havalimanlarında sıkı güvenlik önlemleri alındı. Wuhan’dan doğrudan uçuş olan tek havalimanı Incheon’da bu kentten gelen yolcular ayrı olarak iki giriş kapısından alınıyor. Yetkililer kulak termometreleri kullanarak yolcuların vücut sıcaklığını ölçüyor. Giriş kapıları haftada iki defa dezenfektan spreylerle temizleniyor.  Rusya’da havaalanlarında virüs taşıyanları tespit edebilmek için Çin’den gelen yolcuları termal kameralardan geçirmeye başladı. Moskova’daki Şeremetyevo ve Vnukovo havaalanları ile Yekaterinburg ve Irkutsk’daki havaalanlarına termal kameralar yerleştirildi. Çin’in yarı özek bölgesi Hong Kong’da yetkililer termal tarayıcılar dışında Wuhan’dan gelen tren ve uçakları temizlik önlemlerini arttırarak dezenfekte etmeye başladı. SARS salgınında Çin’den sonra en fazla etkilenen yer olan Hong Kong yönetimi bilgilendirme konusunda yavaş olmak ve yeterince ihtiyatlı davranmamakla eleştirilmişti. Bunun tekrar yaşanmasını istemeyen yetkililer alarm seviyesini en üst düzeye çıkardı. Japonya’da Wuhan şehrini ziyaret eden 30’lu yaşlarda bir erkeğin virüsü taşıdığı tespit edildi. Sağlık Bakanlığı söz konusu kişiyle temasa geçen 41 kişiye ulaşıldığını ve izlenmeye başlandığını açıkladı. Bakanlık bu kişilerden hiçbirinin şu ana kadar semptomları göstermediğini duyurdu. Başbakan Şinzo Abe havaalanları ve diğer ülkeye giriş noktalarında kontrollerin artırılması ve karantina önlemlerinin alınması talimatı verdi. Wuhan’dan gelen ziyaretçilere bir sağlık formu doldurma zorunluluğu getirildi. Avustralya Sağlık Bakanlığı Wuhan’dan gelen uçuşların sağlık ekipleri tarafından karşılanarak taramadan geçirildiğini duyurdu. Ayrıca Yeni Güney Galler eyaletinde yolculara İngilizce ve Çince broşürler dağıtılarak hastalığın belirtileri hakkında bilgi veriliyor. Brisbane şehrinde yetkililer Wuhan’dan gelen bir yolcunun nefes alma problemleri yaşaması üzerine karantinaya alındığını ama şu an iyileştiğini açıkladı. Amerika Birleşik Devletleri’nin üç ana hava limanı olan New York’taki John F. Kennedy, San Fransisco International ve Los Angeles International Havalimanlarında Wuhan’dan gelen yolcular termal taramada geçirilmeye başlandı. Amerikan Hastalıklarla Mücadele Merkezi yeni koronovirüsünün tespit etmek için yeni bir test geliştirildiğini ve bunun yurt içi ve yurt dışı paydaşlara aktarılacağını duyurdu. İtalya’nın başkenti Roma’da Sağlık Bakanlığı havaalanına virüsle ilgili bir uyarı levhası astı. Levha’da virüsün neden olduğu semptomlar ve bulaşma riskinden korunma yöntemleri hakkında bilgi veriliyor. Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Toplum nazarında yetkililer işini yapıyor oysa virüs yeni mutasyon evresine girdiğinde bu tedbirlerin hiç birisi virüsü algılamayacaktır. Çinli yetkililer virüse yakalanan 200’den fazla kişi tespit ettiklerini duyurdu. BBC’ye konuşan sağlık uzmanları, Çin hükümetinin açıkladığı verilerin salgının gerçek boyutlarını yansıtmadığını ve virüsün en az 1.700 kişiye bulaşmış olabileceğini belirtiyor. Ki bu bile iyimser bağımsız uzmanlara göre dünya çapında en az 18.000 kişiye virüs yayılmış durumdadır. Başlarda salgının sınırlı olduğu sanılıyordu, ancak ortaya çıktığı Aralık ayından beri yeni vaka haberleri geliyor. Londra merkezli MRC Küresel Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi’nce hazırlanan rapora göre, sadece Çin’de 1700’den fazla kişiye bulaşmış olabilir. Dünya Sağlık Örgütü, canlı hayvanlarla “korunmasız/açık” temastan sakınılmasını, etlerin ve yumurtaların iyice pişirilmesini ve soğuk algınlığı ya da nezle türü belirtiler gösteren insanlarla yakın temastan kaçınılmasını tavsiye ediyor.

Solunumla ilgili semptomlar, ateş, öksürük, nefes darlığı ve güç nefes alma enfeksiyon belirtilerinden bazıları olarak dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü yaşanan salgın ile ilgili korkutan bir açıklama yaptı. Reuters haber ajansının son dakika gelişmesi şeklinde servis ettiği açıklamada, “Önümüzdeki günlerde salgının Çin’in diğer bölgelerine ve diğer ülkelerde de görülmesini bekliyoruz. Virüs’ün yayılma hızı muazzam ve beklenmedik.” ifadesi kullanıldı. Birkaç virüs vakası çok yakında Türkiye’de de görülebilir. Türkiye ile Çin, 1993 yılında kültürel ortaklık anlaşması imzalamıştı. Spor, eğitim ve haberleşme konusunda ortaklıkların yapıldığı bu anlaşma son yıllarda ticaretin de gelişmesiyle yoğunlaştı. Çok sayıda Türk iş insanı Çin’e giderken aynı şekilde Çin’den de çok sayıda insan Türkiye’yi ziyaret etti. Resmi rakamlara göre 2019’un ilk 11 ayında Türkiye’ye toplam 403.000  Çinli turist geldi. Öyle ki 2018’de Çin’de “Türkiye yılı” ilan edilmişti. Siz siz olun bu aralar Sultan Ahmette Çinli turistlere fazla yaklaşmayın. Amerikan Salgın hastalık kontrol merkezinden Doktor Golding, “Şu an, daha fazla bilgi sahibi olana kadar, ne kadar endişelenmemiz gerektiğini söylemek zor” diyor. “Kaynağını öğrenene kadar, bizde huzursuzluk yaratacak.” Profesör Ball ise, “İnsanlara ilk kez bulaşan herhangi bir virüs bizde endişe yaratmalı, çünkü bu virüsün ilk engeli aştığı anlamına geliyor” diyor: ve ekliyor “Bir insan hücresine bulaştığında ve çoğalmaya başladığında, daha kolay yaygınlaşacak ve daha tehlikeli bir hale gelecek mutasyona uğrayabilir. Ki bu mutasyonlar virüs’ün daha evvelden sergilediği davranışlara nazaran çok farklı bir yol izleyebilir. Buda onu çok daha korkutucu ve tehlikeli bir hale getirir Virüse bu fırsatı vermek istemezsiniz.” diyor. Şu ana kadar elde olan verileri ve verdikleri mesajları sizlerle paylaştım. Bundan sonra ne olacak? Bu virüs salgını biraz daha alevlenecek Elitler tepkileri ölçmeye çalışıyor Ekonominin ve insanların salgına, korkuya ve endişeye verecekleri tepkiyi ölçüyorlar birkaç ay içerisinde salgın sona erecek fakat sonrasında virüsün yeni mutasyon hali çok daha korkutucu şekilde ortaya çıkacağının sinyalleri şimdiden veriliyor. Bu durum büyük çapta insan ölümlerine sebebiyet verir mi bunu 2. Mutasyonun veya belki 3. Mutasyonun ilk ortaya çıktığı gösterdiği özelliklerle ancak tespit edebiliriz. Yine de ben gelişmeleri takip etmeye devam ediyorum olası daha büyük çaplı değişiklikleri instagram hesabımdan sizlerle paylaşacağım. Instagramdan arkadaşım olarak haberdar olabilirsiniz.

 

CEVAP VER

*