Şüphesizki hepimizin kabullendiği cinler, insanlara vesvese verip günah işlemeye yönlendirirler. bu videomda cin musallat olduğunda ne tür belirtiler olacağını alatacağım.

Cinni varlıklar tıpki insanlar gibi doğar, büyür, çoğalır, ve ölürler.
İnsanların aksine çok uzun seneler yaşayıp, çok hızlı hareket edebilme yetenekleri vardır.
Cinni varlıklar insanlardan önce yaratılmış olup, kafir ve müslüman cinler olmak üzere ikiye ayrılır. Allaha iman etmiş cinler, insanlara ve hayatlarına müdahale etmeleri yasaktır.
Kesinlikle bu emirlere uymak zorundadırlar. Dolayısıyla insanlara vesvese veren musallat olan
cinler, kafir cinlerdir. İnsanları kendi kontrolü altına alıp, doğru yoldan sapıtmak, farklı görüntülerde görünmek, günah işletmek, hatta bedeni hastalıklar ve psikolojik hastalıklar
oluşturmak için çabalarlar.

Peki cin musallatı olup olmadığını nasıl anlarız.

Cinlerin musallat olduğu insanlar genelde huysuz, mutsuz ve sinirli olurlar.

Yanlız yaşamak ister ve evlilikten uzak durmaya çalışırlar.

Baktıkları yerlerde siyah noktalar görüp çığlık benzeri sesler duymaya başlarlar.

Uykusuzluk problemleri başlar, yatağa girildiğinde uzun süre uyuyamaz veya sabah uyandıklarında
hiç uyumamışcasına yataktan çıkmak istemez.

Rüya aleminde kedi, köpek, yılan, fare, tilki gibi hayvanlar ve sürekli tekrarlayan kabuslar görürler, yine uyku halindeyken gülmek veya çığlık atmak cin musallatına delalettir.

Cin musallatında hamam, banyo, tuvalet gibi cinlerin çok olduğu yerlerde huzursuz olurlar. Eğer ileri düzeyde bir musallat ise, cinlerin çok olduğu yerlerde, uzun süre kalmayı ister.

Çevreden sebepsizce sürekli pis kokular işitmek. Aşırı unutkanlık. Karanlıktan korkma. Rüyada sık sık abdest bozulması, vücudun bazı bölgelerinde uyuşmalar veya karıncalanmalar hissetmek yine cinlerin musallat olduğuna daire birer işarettir.

Ayet-el Kürsi cinlerin şerrinden korunmak için büyük bir kaledir. Ebu Eyyub-i Ensari (r.a.)’nin bodruma benzer bir yeri vardı.Hurmalarını orada tutardı. Cinlerin gül denilenlerinden biri gelir oradan hurma aşırırdı. Ebu Eyyub bunu Peygamber (s.a.v.)’e şikayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.) “Git ve cini gördüğün zaman Allah’ın adı ile Rasulüllah’a git de” dedi. Ebu Eyyub geldi ve cini yakaladı.

Fakat cin bir daha gelmeyeceğine yemin ettiği için salıverdi. Sonra Rasulüllah (s.a.v.)’ın yanına geldi. Rasulüllah “Yakaladığın esiri ne yaptın?” diye sordu. Eyyub (r.a.) “Bir daha gelmeyeceğine yemin etti.” dedi. Rasulüllah (s.a.v.),”Yalan söylemiş, yine gelecektir.” dedi.

Gerçekten ikinci defa geldi, yine Ebu Eyyub kendisini yakaladı, tekrar gelmeyeceğine yemin edince salıverdi. Ebu Eyyub Rasulüllah (s.a.v)’ın yanına geldi. Rasulüllah (s.a.v.), “Yalan söylemiş, yine gelecektir.” dedi. Üçüncü defa gelince, Ebu Eyyub yakalayıp ona dedi ki, “Seni artık Rasulüllah’ın yanına götürünceye kadar bırakmam.”

Bunun üzerime cin, “Sana bir şey hatırlatacağım, evinde Ayet-el Kürsiyi oku. Ne cin ne de şeytan sana yaklaşmaz.” dedi. Ebu Eyyub tek başına Resulüllah’ın yanına geldi. Rasulüllah (s.a.v.) Ebu Eyyub’a “Yakaladığın esiri ne yaptın?” diye sordu. Ebu Eyyub hadiseyi anlattı. Efendimiz (s.a.v.), “Yalancı olduğu halde bu sefer doğru konuşmuş.” dedi.

CEVAP VER

*