Daha önce de pek çok konuda olduğu gibi yine ilk defa kultbilgi.com dan öğreneceğiniz bilgileri içeren bir makale ile sizlerle beraberiz.

Televizyonlarda ve gazetelerde hemen her gün gördüğümüz Amerikan başkanlık binası İngilizce adı ‘White House’ yani ‘beyaz ev’ olmasına karşın, Türkçeye ‘Beyaz Saray’ diye çevrilmiştir. Amerikan başkanları bu binada İkamet ettikleri süre zarfında yedikleri yemeklerin, kullandıkları kuru temizleme, sauna, havuz gibi tesislerin, parasını ceplerinden ödemek zorundadırlar. Ayrıca sadece başkan ve ailesi için sarayda çalışan özel hizmetlilerin maaşlarını da Amerikan başkanı cebinden ödemektedir. Bu ücretler öyle cüzi meblağlar değil aldıkları 5 yıldızlı hizmetin karşılığında dışarıda ki astronomik rakamlarla aynıdır.

Başkan Amerika Birleşik Devletleri başkanlık uçağı olan air force one’a resmi devlet protokolünde yer almayan bir kişiyi dahi bindirecekse kardeşi bile olsa herhan gibi bir yolcu uçağının birinci sınıf uçak bileti kadar bir parayı devlet’e öder. Yani Amerika da ki vergi mükellefleri başkanın hiç bir özel ihtiyacını karşılamaz. Dünyada içerisinde başkan yaşadığı halde halkın ziyaretine açık iki devlet başkanlığı konutundan bir tanesidir. Çünkü başkanlık konutu olmasının yanında zaten çok kısa bir geçmişe sahip olan Amerika’nın en önemli kültür müzesi durumundadır. Haftalık ortalama 30.000 kişi tarafından ziyaret edilir.

Şüphesiz ki Beyaz Saray Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington’daki bir çok devlet yerleşkesinin en önemlisidir. Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk başkanı George Washington, başkentin yerini saptayıp planlar çizdirdi. Ancak yeni kurulan başkentte hiç oturamadan 1799 yılında öldü. Ölümünden bir yıl sonra başkanlık binasının açılışı yapıldı. Bina baştan başa beyaza boyandı. İlk mimarı James Hoban’dır. İrlandalıdır ve hayatının büyük bir kısmını Beyaz Saray’ın bahçesindeki kırmızı tuğla bir evde, 10 çocuğu ve 9 kölesiyle geçirmiştir. Bu inşası sayesinde yılda 1500 dolar kazandı ve varlıklı bir adam olarak öldü.

John Adams’dan bu yana tüm Amerikan başkanları burada ikamet etmiştir. Geniş bir arazi içerisin de yaklaşık altı hektar büyüklüğünde bir alanda bulunmaktadır. 52,5 metre uzunluğunda ve 25,5 metre genişliğinde 2,5 katlı bir yapıdır. Binanın merkezi ve orijinal kısmı Virjinya kum taşından inşa edilmiş olup, birçok değişikliğe rağmen 18. yüzyıldaki Georgian stilini muhafaza etmektedir. İlk banyo Beyaz Saray’a 1877’de ilave edilmiştir.

1814’te İngiliz kuvvetleri tarafından Washington, DC’deki tüm devlet yerleşkeleri yakılmıştı. Beyaz Saray da yakılan binalar arasındaydı. James Hoban’ın nezaretinde Beyaz Saray yeniden inşa edildi ve 1817’de kullanılmaya hazır hale geldi. Başkan James Monroe tarafından Fransa’dan ithal edilen mobilya ve mefruşatla imparatorluk stilinde yeniden döşendi. Binanın yanık dış duvarları beyaza boyandı. Bundan dolayı binaya Beyaz Saray dendiği yanlış bir kanı olarak yayıldı. Aslında bina ilk inşa edildiği andan itibaren bu isim ile anılmıştır.

Toplantı salonunda kullanılan el dokuması halılar ve duvara işlenen motifli çiniler Osmanlı Sultanı II. Mahmut tarafından hediye edilmiştir. 60 Sene boyunca kullanılan bu eşsiz halıların motiflerinin arasına büyük bir ustalıkla Sultan II. Mahmud Hanın tuğrası ve Daim Muzaffer yazıları gizlenmişti. Halıların şifrelerinin tesadüfen çözülmesinin ardından Beyaz Sarayın depolarına kaldırılmıştır.

Amerika Birleşik Devletlerinin 33. başkanı olan ve 33. dereceden mason Harry Truman Kudüs’e olan saplantısı ve sarayın bir mabed olmasını istemesi üzerine 1948 de beyaz sarayın yeniden inşası için bir plan hazırlattı. Dış duvarlar bırakılarak binanın bütün iç duvarları yıkıldı, çelik ve beton bir çerçeve üzerinde yeniden inşa edildi. Orijinal ahşap, mermer ve dekoratif alçı işleri gibi kısımların muhafazasına büyük ehemmiyet gösterildi. Orijinal kat planı korunmakla beraber Kudüs’te bulunan Kubbetüs Sahra camiinden esinlenilerek ön tarafına yarım daire şeklinde 6 sütünlu bir kavis verildi.

Bu yarım daire şeklinde ki kavis Kubbetüs Sahranın kubbesinin 4 de 1 oranında küçültülmüş halinin yarısıdır ve tüm ölçüleri camiinin kubbesinin yarısına eşit olacak şekilde imar edilmiştir. Ayrıca Beyaz saraya yapılan bu yarım kavisli çıkıntı ile Dünyaya yeni Kudüs’ün Washington DC olacağı mesajı verilmektedir. Beyaz Saray düz bir çizgi çekildiğinde Kudüs ile aynı hizadadır. Ayrıca sarayın çevresinin toplam ölçümü Fibonacci sayı dizimiyle Sarayın Kudüs’e olan mesafesinin asal çarpanlarına yani 9484 Km’ye denk gelmektedir.

Günümüzde olmayan ancak ilk yapıldığı zaman da çatıda bulunan alemin ucunda büyük parlak bir elmas taş bulunmaktaydı. En üst kat yarım asma kat şeklindedir ve Amerika’da bulunan en nadide el yazması kitapların olduğu bir kütüphane ayrıca sadece başkanın kullanımına tahsis edilmiş bir çalışma odasından oluşmaktadır. Yine katın iç tavan süslemelerinde masonik ikonalara yer verilmiştir. Orta katta bulunan ve sarayın ön cephesine bakan başkanlık ofisinde ise dünya da sadece 2 adet bulunan İngiliz gemisi HMS Resolute’un parçalarından yapılan çalışma masası yer almaktadır.

Masa Kraliçe Victoria tarafından 1880 yılında Başkan Rutherford Hayes’e hediye olarak gönderilmişti. Bir çok gizli çekmecesi olan masanın gizli bir gözünde Birleşik devletlerin kırmızı kitabı saklandığı düşünülmektedir. Masanın ikizi ise İngiltere Vatingam sarayında bulunmaktadır. Ayrıca başkanlık ofisindeki şöminenin iç arka duvarı sabit olmayıp gizli bir geçide açılmaktadır. Başkanlık odasının zıt istikametinde politik toplantıların yapıldığı büyük bir toplantı odası bulunmaktadır. Bu odada bulunan büyük salonda ki kitaplıkta kamuflaj amaçlı olup bir başka gizli geçide açılmaktadır. Yine bu katta bulunan Abraham Lincoln’e ait yatak odası ilk günkü haliyle muhafaza edilmektedir.

Lincoln son 4 yılını bu odada geçirmiş ve yatağının altındaki yer döşemesine gizli bir oyuk açtırarak belki de dünyanın en gizemli sandığını buraya yerleştirtmiştir. Lincoln’ün vasiyeti üzerine bu mühürlü sandık sadece üzerinde ki şifreyi çözebilecek Amerikan başkanı tarafından açılacaktır. Şimdiye değin ABD’de başkanlık yapmış bir çok kişi bu sandığın şifresini çözmeyi denediyse de başarılı olamamıştır. Sandığın içerisin de ne olduğu ise büyük bir merak konusudur. Kimilerine göre sandığın içerisinde Lincoln’ün bağlantılı olduğu gizli örgütlerin Amerika’nın geleceğine dair yaptığı kehanetler ve Amerika’nın ne zaman yıkılacağına dair bilgiler bulunmakta…

Beyaz Saray’da bir çok odaya gizlice girebilmeye yarayan gizli merdivenler ve geçitler olduğu yıllardır bilinmektedir. Öyle ki Bill Clinton ve Monica Levinsky ikilisi arasında yaşanan yasak aşk olayından yıllar sonra bir televizyon röpörtajın da Levinski kimseye görünmemek için bu gizli geçitlerde sık sık ilişki yaşadıklarını anlatmıştı. Bodrum katta ise sonradan kazılan Amerika’nın 33. başkanına ve masonluğun 33. kademesine atfen 33 metre çapında çember şeklinde iki katlı bir oda bulunmaktadır.

Bu odanın üst katı bir çok devlet binasında olduğu gibi nükleer saldırılardan dahi etkilenmeyecek şekilde bir sığınak olarak tasarlanmış alt katı ise bir mabed olarak şekillenmiştir. Dünyada henüz halen bulunamayan altın post, kutsal kase gibi özel güçleri olduğuna inanılan bazı kutsal nesnelerin bu odada sakladığı söylencesi vardır. Yine bu odaya 4 bir yandan bağlanan 33 koridor bulunmaktadır. Her koridorun kapısında sırlanmış kabartma semboller bulunur. Bu geçitlerin ne için yapıldığı büyük bir muammadır. Çoğu koridorun nereye çıktığı bilinmemekle birlikte bir tanesinin Washington DC de bulunan tarihi halk kütüphanesine diğeri ulusal halk operasına ve bir başkasının da Abraham Lincoln anıtına çıktığı bilinmektedir.

2007 Senesinde Abraham Lincoln anıtına açılan koridorun çıkışına duvar örülmüştür. Kütüphanenin bodrumuna açılan kapı ise sadece koridor tarafından açılabilen devasa bir çelik kapı ile kapalı durmaktadır ön tarafında ise kamuflaj amaçlı dev bir yağlı boya portre bulunmaktadır. Diğer koridorlarınsa nerelere uzandığı hakkında bir çok teori olmasına rağmen elle tutulur bir bilgi bulunmamaktadır. Amerikan mimarlar odasınca kamuoyuna servis edilen beyaz saray krokilerin de gizli geçitler koridorlar ve sığınaklar bulunmamaktadır. Ancak bir çok mimar bu aldatma ve gizlemeye yönelik krokilerin binanın ölçüleriyle dahi uyuşmadığını ispatlamıştır.

Amerika Birleşik Devletlerini kuranların mason olduğu bilinmektedir. Bir teoriye göre bu koridorlar aslında Saray ilk inşa edildiğinde de vardı. Ülkenin kurucuları masonluğun 33. Derecesine atfen şehre 33. özel bina yapıp hepsini bu koridorlarla merkez olan beyaz saraya bağlama niyetindeydiler. Ancak bu 33. Yapı asla tamamlanamadı bu yüzdende koridorların bazılarının uçları tamamen çıkmaz. Bir başka teoride yerin çok daha derinlerinde büyük bir yer altı şehri kurulduğu ve bu koridorların şehrin girişine ulaşmayı zorlaştırmak için yapıldığı sadece 1 koridorun şehrin gerçek girişine açıldığı diğerlerininse aldatmaca olduğu yönünde.

Bu teoriyi destekleyenlerin en büyük dayanağı ise Beyaz Saray’a yıllar içerisinde sığabileceğinden binlerce kat fazla mobilya ve eşya satın alınıp bu eşyaların akıbetlerinin bilinmemesi ve Washington DC şehrinde yasalara göre metro inşaatı için bile olsa yere 60 metreden fazla delik açmanın kesinlikle yasak oluşu.

CEVAP VER

*