Tarih boyunca toplumun elit kesimlerinde yer alan kişilerce pek çok ezoterik tarikat kurulmuştur. Bu tarikatlerin hemen hepsinin ortak noktasıysa ezoteri de saflığı simgeleyen bekarete olan özel ilgileriydi. Genç ve güzel kızlar özel olarak seçilip ritüeller de kullanılırdı. Bu kızlar derin öğretilere olan saplantılı bağlılıklarıyla bekaretlerini isteyerek mi feda ediyorlardı? Bakire kızların seçilmesi sadece bir fantezi miydi? Yoksa yapılanlar daha karanlık bir şeye mi hizmet ediyordu? Sizlerle birlikte bu tarikatleri ve uygulamalarını makale de deşifre edeceğiz.

 

Antik çağlardan günümüze kadar insanoğlu doğa üstü olaylara ilgi duymuş, bunların sırlarına vakıf olabilmek adına bir çok cemiyet meydana getirmiştir. Eski zamanlardan günümüze kadar deneyimlenmiş methodlar özel yollarla sır olarak nesilden nesile aktarılmıştır. Doğa üstü güçleri kontrol etmek, anlamak amacıyla bir çok farklı ritüel ve uygulamayı her cemiyet kendi tecrübeleri ile harmanlayarak farklı amaçlar doğrultusunda kullanmıştır. Tüm yollarda ortak olarak kabul görülen az sayıda birkaç olgudan bir tanesi de bekarettir. Hemen her oluşum bakire kızları farklı amaçlar doğrultusunda değişik uygulamalarla kullanmıştır.

Fransa’daki Burgonya Dükün’ün oğlu III. Flip tarafından Portekiz Prensesi İzabel ile evliliği şerefine 1430 yılında kurulan altın post tarikatinin amacı dünya üzerinde ki gizeli nesneleri ele geçirerek tarikati sırlamaktır. Tarikat kökenini Yunan mitolojisin de geçen bir olaya dayandırır ve kuruluş tarihini o zaman olarak kabul eder. Yunan mitolojisindeki tanrıların Kralı Zeus Jasonun atası olan Firiksus’a ölümsüzlük bahşedilmiş altın bir Koç hediye eder Firuksus bu altın Koç’a biner ve Yunanistan’dan Kolhis’e yani Kafkaslara uçar Kolhisin kralı güneş tanrısı Heliyosun oğlu Ayetes’tir altın Koç’u Zeus için kurban eder koçun postunuda bir ejderha tarafından korunan kutsal korudaki bir ağaca asar. Eğer bu post kaybolursa Ayeteste krallğını kaybedecektir. Altın postu alabilmek için Yunanistan’ın en güçlü kahramanlarından oluşan bir ekip oluşturur. Bu ekibe Argonotlar deniyor Jason ve Argonotlar Altın Post uğruna birçok maceraya girerler. İnanışa göre her yıl Mart aynının 13 ünde Postun gizlendiği kayaya ay ışığı vurur ve üzerinde bir bakire ile ilişkiye girilirse akan kan kayayı şeffaflaştır ve altın post görünür olur. Kökenini bu inanç sistemine dayandıran altın post tarikati üyeleri bu yüzden her ayın 13ünde gece yarısı 13 bakire kızla dağlarda ki ıssız kayalıkların üzerinde ilişkiye girip kutsanırlardı.

Ku Klux Klan, 24 Aralık 1865’te ABD’nin Tennessee eyaletinde kurulan, siyahi karşıtı, beyaz üstünlükçüsü ve göçmen karşıtı yarı ezoterik, ırkçı bir gizli örgüttür. Büyük üstadı; Büyücü olarak bilinen Nathan Bedford Forresttir. Bedford kabalizm ve pek çok gizli tibet öğretisi hakkında kapsamlı bilgilere sahip uzman bir okülttü. Bunlarında etkisin de kalarak kurmuş olduğu temeli ırkçılğa dayanan siyasi yapılanmayı hızla ezoterik bir cemiyet haline getirdi. Esasen çoğu koyu birer katolik olan örgüt üyeleri zamanla Bedford’un formülize etiiği yeni mistik inanç sistemine adapte oldular. Bu yeni inanç sisteminde ne kadar fazla siyah kurban edilirse yer yüzün de ne kadar az siyah insan kalırsa mesih’i o denli mutlu edecekleri mottosu benimsenmişti. Ayrıca yaptıkları özel bir ritüelle esir tuttukları siyahi bakire kızlarla beraber oluyorlar buna gerekçe olarakta ne kadar fazla siyahi kızla beraber olurlarsa Mesih’in siyahilerilerin doğurganlığını o kadar fazla azaltacaklarını olan inançlarını gösteriyorlardı.

Ordo Templi Orientis cemiyeti 1904 yılında kurulmuştur. Tarikatın kurucuları, Carl Kellner ve Theodor Reuss adlı iki avusturyalı masondur. Doğu Tapınakçıları anlamına gelen tarikat kendi internet sitesinde, ” bireyin özgürlüğü, ışık, bilgelik, anlayış, bilgi ve güç ile birleşen evrensel kardeşlik vakfı ” olarak nitelendirse dahi, tarikatın yaptığı ayinler, uğraştığı konular ve tarikatın bilinen üyeleri daha derin bir tarikat olduğunu gösterir niteliktedir. Kökenliği masonluğa dayanan bu tarikat aslında daha farklı bir amaca hizmet ettiği söylenenler arasındadır. Şöyle ki, yine tarikatın internet sitesine girildiği zaman logo üzerinde bir piramit ve ortasında izleyen tek bir göz olduğu görülmektedir. Tarşikat yol olarak her ne kadar gnostizmi benimsediğini ilan etsede uygulamaları ve kademeleri açısından masonlukla paralel bir hal sergilemektedir. Örneğin hiç bir gnostik cemiyette olmayan 33 derecelik bir kademe söz konusudur. Tarikat’ın ilk kurulduğu yıllarda 32 dereceye gelen üyeler 33. seviyeye geçmek için yaptıkları ritüelde 33 gün boyunca 33 ayrı bakire kızla ilişkiye girerlerdi. Günümüzde halen varlığını sürdüren bu cemiyet bu uygulamaya 1928lerde son verildiğini söylemiştir.

Nazi partisinin de kurucusu olan Alman ezoterik Thule Cemiyeti, 17 Ağustos 1918’de Vier Jahreszeiten Oteli’nde tüm Nazilerin manevi babaları ve başöğretmenleri olarak gördüğü Rudolf von Sebottendorff tarafından kurulmuştur. Cemiyet ana öğreti olarak antik kelt öğretilerini kabul etmiş ve kendisine göre uygulamalara yeni yorumlar katmıştı. Cemiyet rahibelerinden medyum Maria Orsitsch topluca yapılan ritüeller neticesin de uzaylılardan yahut yer altı krallığı Agartha’dan aldığı mesajları Cemiyet üstadıyla paylaşırdı. Uzaylılar bazen adak yapılmasını ister Orsitsch bunu üstada iletir. Her ay ve yıl dönümü için önceden hesaplanmış bazı sayılar baz alınarak cemiyet üstadı cemiyet üyelerinin o kadar çok bakire kızla beraber olması ve kanlarını getirmesini isterdi.

CEVAP VER

*