Amerika’nın Sonu

3816

Dünya koca bir film setidir ve bu filmin yönetmen koltuğunda Siyonizm oturmaktadır… Kötü haber ise film bitmek üzeredir. Kült TV

Eski filmleri izlemeyi seviyorsanız veya yaşınız 30 ve üzerindeyse evvelden çocukların sokaklarda oynadığını, aile ve arkadaşlık bağlarının ne kadar kuvvetli olduğunu, öğretmenlerin az imkanlarla nasıl düzgün bir eğitim verdiğini, o güzel bayramları ve tatilleri eminim hatırlıyorsunuzdur. Evet çocukların bugünkü gibi tabletleri, cep telefonları ve bilgisayarları yoktu. Bir şey merak ettiklerinde internete girmek yerinde kütüphaneye giderdi insanlar. Peki son birkaç on yılda ne değişti de toplum özellikle gençlik bu kadar dejenere bir hal aldı, eğitimin, arkadaşlığın ve aile bağlarının içi nasıl bu denli boşaldı?

Peygamber Efendimizin Ebu Davud’tan nakil edilen bir hadisin de Ahir zaman da “İstisnasız her Arab’ın evine bir fitne girecektir.” Yine bir başka hadisin de “Mal çokluğu ki birisine yüz altın verseniz onu az görüp öfkelenir.” Buyrulmuştur. İlk hadiste Araptan kasıt tüm İslam alemidir ve her eve giren fitne de televizyondur. 90’Ların başında hayatımıza giren Televizyon’nun toplumun üzerinde ki erozyonu bugün yanlı yansız herkesçe kabul edilmekte ve ap açık göz önünde durmaktadır. İkinci hadiste ise alınacak malların çok olup paranın yetiştirilemeyeceğine bu yüzden de insanların eline ne kadar çok para geçerse geçsin ihtiyaçlarını karşılayamayacaklarına işaret edilmektedir.

Nitekim günümüzde her gün yeni bir modeli çıkan cep telefonları, tabletleri, oyun konsolları, dijital fotoğraf makinaları bir çoğumuzun hayatında yaşamış olduğu hangisine bütçe ayırsam hangisini alsam diye düşünürken yeni modelinin çıkması ve her daim insanların hüsrana uğrayarak istediklerine sahip olamamasını net şekilde açıklamaktadır. Toplum nasıl olduğunu anlayamadan dünün ilkel ama mutlu dünyasından bugünün teknolojik fakat mutsuz dünyasına düşüvermiştir. 2008 Yılında ki küresel krizden bu yana sıkça duyduğumuz hatta aşina olduğumuz bir şey varsa oda alım gücünün iyice düştüğü ticaretin düzelecek umuduyla her sene daha da kötüye gittiği ve insanların biraz daha mutsuzlaştığı gerçeğidir.

Özellikle büyük şehirler de insanlar ardı arkası kesilmeyen faturalar finansal kurumlara olan borçlar altında ezilerek adeta yaşam sevinçlerini kaybetmişlerdir. Gençler geleceğe dair umutsuz ve korku doludur. Çoğu kişi ne yaparsa yapsın hayatını bir standarta oturtacak kadar para kazanamamaktan şikayetçidir. Euro bölgesinde ki kriz bir hızlanıp bir yavaşlasa da günden güne derinleşmektedir. Nitekim bir misyon dahilinde kurulan Avrupa birliği misyonunu tamamlamış ve yıkılmaya mahkum edilmiştir. Çok yakın bir gelecekte Avrupa Birliğinin yıkılışına aynı Berlin duvarının çöküşünde olduğu gibi şahitlik edeceğiz. Aslında krizin sebebi son derece açıktır. Binlerce sayfalık raporlarda bahsedilen ticari ve siyasi yanlışlıklar gibi yüzlerce nedenden ziyade konu çok daha basit ve anlaşılır şekilde Siyonizmin para musluklarını Avrupa için kısmış olmasıdır.

Zaten bunu gören İngiltere gemiyi ilk fareler terk eder misali Avrupa Birliğinden ayrılmıştır. Ana kirişleri oluşturan eski dünya kutupları Fransa, İspanya ve İtalya ise halen birliktedir. Almanya en başından beri bu birlikten en çok zarar eden ülke konumundadır fakat bekle gör politikası uygulamaktadır. Fransa, Almanya ve İngiltere eski düşmanlardır ve asla dost olamazlar. Konuyu daha basit bir örnekle açıklayacak olursak; Kedi, Köpek ve Fare aynı odanın içerisindedir şimdiye kadar sahipleri önlerine yemeklerini koyup kavga etmemelerini tembihliyordu ancak artık sahipleri yemeği iyice azalttı ve çok yakında ne yaparsanız yapın diyecektir. Çünkü artık dünya’ya kutuplar lazım değildir aksine tek kutuplu tek bir devlet istenmektedir. Bu yüzdende Avrupa birbirini ne kadar çok yiyip ne denli zayıflarsa siyonizmin o denli işine gelecektir. Gelecektir gelmesine de Rusya faktörünü de ekarte etmeyecektir elbette.

Yine bir başka hadiste Doğal felaketlerin artacağı ve dünya nüfusunun 4/3’ünün salgın hastalıklar ve doğal felaketler sebebi ile yok olacağı bildirilmiştir. Gerçekten de 1980 senesinden itibaren kayıt edilen depremler dünya tarihin de hiç olmadığı kadar sıklaşmıştır. Domuz gribi, kuş gribi, gibi evrilmiş virüsler son zamanlar da çıkmış olsada bunlar hadiste ki kadar yıkıcı etkilere sahip olmamıştır. Fakat önümüzde ki birkaç yıl içerisin de siyonizmin b planı olarak labaratuarların da ürettiği bazı özel virüslerden dünya çapında kitlesel ölümlere sebebiyet vererek kaos ortamı yaratabilecek potansiyele peki hala sahiptir.


Nuaym Bin Hammad’dan nakledilen bir hadiste kıyamete yakın “Siyah bayrakları gördüğünüzde yerinizden kıpırdamayın. Ellerinizi ve ayaklarınızı hareket ettirmeyin (harekete geçmeyin). Sonra kendilerine ehemmiyet verilmeyen zayıf bir topluluk zuhur eder. Kalpleri demir parçaları gibidir. Onlar devlet sahipleridir. Ne söz ne de ahit tanırlar. Hakka çağırırlar ama kendileri hak ehli değildir. İsimleri künyedir. Nisbetleri ise köy ve şehirlerdir. Saçları kadın saçı gibi uzatılmış ve salınmıştır. Aralarında ihtilaf çıkıncaya kadar bakidirler. Sonra Allah hakkı dilediğine verir…” Buyrulmuştur.

Hadisi dikkatlice incelediğimizde Bayraklarının siyah oluşu, çok acımasız ve taş kalpli oldukları, kendilerine İslam devleti adı vermeleri, yaptıkları anlaşmalara riayet etmeyip verdikleri sözlerde durmamaları, İslam adına savaştıklarını iddia ederek İslam’ın emir ve yasaklarının tam aksine işler yapmaları, isim olarak künyelerini yani babalarının adını kullanmaları,köy ve şehirleri kontrol altına almaları, çoğunun saçlarını uzatması gibi özellikleri ile son yıllarda islama ve Müslümanlara en çok zarar veren terör örgütü ışid’in açık bir tarifi yapılmıştır.


Bulgar komünist partisine Amerika’nın çöküşünü müjdelerken “Amerika Birleşik Devletleri’nin dünya tahtında göreceği son lider siyahi olacak.” Demişti; Ünlü Kahin Baba Vanga. 2009 Yılında Fransa’da eski bir kütüphanede bulunan Nastradamus’un şimdiye kadar duyulmamış kehanetlerin de yer alan son derece dikkat çekici bir dörtlük vardır;
“Okyanusun ötesindeki hacın ulu koruyucusu
Altınları tükenince sendeledi
Barbar karıncaların arasına düşen sinek gibi
bir kanadı kuzeye diğer kanadı güneye bölünecek ikiye büyük kavgadan önce”

Dörtlükte okyanusun ötesindeki büyük Hıristiyan devletin Amerika Birleşik Devletleri olduğu açıktır. İkinci satırdaysa bozulan ekonomisine işaret etmektedir, hatta bu yüzden Amerikan düşmanları ki büyük ihtimalle barbar karıncalardan kasıt Müslümanlardır kanatlarını iki yana kopartacak yani ülkeyi ikiye bölecektir kuzey ve güney olarak. Kehanete günümüz gözü ile bakarsak Amerika’da artan Müslüman karşıtlığı ve siyahi isyanları adım adım bir iç savaşa doğru sürüklenmekte özellikle Obama’nın iktidarının sonuna yaklaşılmasıyla Siyahi oluşumlar kuzeyde bağımsız bir siyahi devletin kurulması gerektiğini günden güne daha fazla dillendirmekte hatta 2016 yılının başlarında ABC televizyonunda yapılan bir oturumda Amerikanın eyalet sistemi üzerine tartışılmış ve tüm eyaletlerin kuzey ve güney eyaleti olarak 2 eyalete indirgenmesinin artık zaruret olduğu sonucuna varılmıştı.

Peygamberimizin Sahih-i Müslümin de nakledilen bir hadisin de ise “Kıyamete yakın mahiyeti ve miktarı önceden bilinmeyen bir Müslüman cemaati beyaz evi kolaylıkla ele geçirecektir.” Demiştir . Ensardan bir kişi bu ev nerededir ya Allah’ın Resulü diye sorduğunda “Hristiyanları başı olanın sarayıdır.” Buyurmuştur. Donald Trump’un başkan seçilmesi ile tüm dünya adeta şoka girmiş, borsa ve dolar bir anda sarsılmıştır. Haksızda değildirler doğrusu. Nitekim Trump şimdiye değil gelmiş geçmiş hiçbir Amerikan başkanına benzememektedir.

Seçimleri kazanmasının ardından henüz Saray’a dahi çıkmadan yaptığı açıklamalar ile Boeing ve Microsoft gibi firmaların hisselerini bir gece %5 oranında düşürmüş ve firmalar bu açıklamalardan dolayı yüz milyonlarca dolar zarara uğramışlardır. Son derece paragöz ve acımasız olan Trump aynı zamanda da fanatik bir İslam düşmanıdır. Kendi açıklamalarında bahsettiği gibi ilk olarak Müslümanlar’ın Amerika’ya girişlerini yasaklamak istemekte ve diğer Müslüman devler ile ticari ilişkilerini en minimal seviyeye çekme düşüncesini taşımaktadır. Çin’den de pek hoşlanmayan Trump daha önceki ABD başkanlarının birleşik Çin politikalarının tam zıttı istikametinde hareket ederek Tayland devlet başkanı ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiş bunun üzerine Çin adeta aşağılama niteliğinde bir ültimatom yayınlamıştır. İşin aslı Trump daha göreve bile başlamadan dünyada günden güne artan Amerika ve kapitalizm düşmanlığını hızlıca körüklemiştir.


Amerikan ekonomisi artık eski parlak günlerinden çok çok uzaktadır. Çünkü dünyaya dağıttığı faiz balonu iyice şişmiş ve artık patlamak üzere. Amerika ayakta kalabilmek için yeni kaynaklar bulup sömürmek mecburiyetindedir. Devletler bastıkları her banknota atfettikleri değerin karşılığını altın yahut değerli taş cinsinden merkez bankalarında ki kasaya koyarlar. Fakat tüm dünyada geçerli olan Amerikan Dolarının bir karşılığı yoktur. Dolar tamamen finansal oyunlarla sanal olarak şişirilen bir para birimidir. Nitekim Çin rezervlerini dolar olarak tutmaktadır ve fakat arada sırada Amerika’ya bu rezerv kartını göstererek Altına geçmekle tehtid etmekteyse de şu ana kadar istediğini aldığı için bu hamleden kaçınmıştır.

Örneğin dünyadaki herkes elindeki doları Amerika’ya yollayıp paranın karşılığını istese Amerikan ekonomisi 1 gecede batar ve Amerikan halkı gelecek 200 yıl boyunca borç ödemek zorunda kalır. Trumpun bu dengesiz ve düşmancıl yaklaşımları yüzünden bir çok devletin Amerikan dolarına karşı refleks göstereceği açıkça ortadadır. Özellikle Petrol piyasasını kontrol eden Ortadoğu devletleri ve Çin’den eş zamanlı gelecek bir refleks zaten kırılgan olan Amerikan ekonomisini hallaç pamuğu gibi silkeleyip atmak için fazlası ile yeterli olacaktır. Nitekim Hadiste Beyaz Saraya açık bir atıf yapılmışsa da bunu direkt Beyaz Saray’ın işgal edilmesi olarak algılamayıp biraz daha mecazi düşünerek parçaları birleştirirsek Beyaz Saray’ın resminin Amerikan Doları üzerinde olduğunu dolayısı ile Hadis-i Şerifin ekonomik gücün Müslümanların eline geçmesi olarak yorumlanabileceği sonucuna ulaşırız.

Yok olmamak için sürekli likit kaynak ihtiyacı olan Amerika ise Trump gibi bir başkanın kontrolündeyken elinde ki askeri gücü hayatta kalmak için bir çırpınış senfonisi ile kullanmaya mecbur kalacaktır. Keza Çin gibi bir devi karşısına almayı göze alamayarak Orta doğuya yapacağı böyle bir müdahale zaten kaynamakta olan cadı kazanını taşıracağı garantidir. Nitekim Rusya Ortadoğu da hakim olmak adına her şeyi göze almış ve İran’la bu bölgedeki en büyük gücü oluşturmuştur. Amerika’nın doğrudan bir müdahalesine sert şekilde cevap vereceği aşikardır. Aslına bakarsanız Putin zaten AB ve ABD’nin ittifakından son derece rahatsız fakat Rusya’yı daha fazla ekonomik açmaza sokmamak adına bazı şeyleri sineye çekmektedir. Aynı AB ve ABD’nin yaptığı gibi. Elbette ki en doğrusunu Allah bilir.

CEVAP VER

*